Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/25000 E. 2024/11447 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/25000
- Karar No
- 2024/11447
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/512 E., 2015/215 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.04.2015 tarihli ve 2013/512 Esas, 2015/215 Karar sayılı kararı ile sanıkların ayrı ayrı kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci, 52 nci, 51 inci maddeleri, 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, denetim süresine, kaçak eşyanın müsaderesine, karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; eylemin toplu kaçakçılık kapsamında kaldığından sanıkların cezalarının artırılması gerektiğine ve re’sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR 1.09.10.2013 tarihinde, elindeki iki adet siyah poşeti apartman girişindeki merdivenin altına bırakan sanık ...’a ait poşetlerde kaçak sigara bulunduğunun tespit edildiği sırada, apartmana gelen, aynı yeri kullandıklarını ve sigaraları sattıklarını beyan eden sanıklar ... ve ... ile birlikte gidilen tezgahın altında poşette ve diğer poşetlerdeki toplam 348 karton bandrolsüz ve kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanıklar hakkında, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. 3.Sanık ... savunmasında; sanık ...’yı tanıdığını, diğer sanık ...’ı tanımadığını, poşette ele geçen suça konu sigaraları satacağını beyan etmiştir. 4.Sanık ... savunmasında; sanık ...’ın akrabası olduğunu, diğer sanık ...’ı tanımadığını, tezgahta sigara satarken yakalandığını, suçlamayı ikrar ettiğini beyan etmiştir. 5.Sanık ... savunmasında; tezgahta sigara satarken yakalandığını, suçlamayı ikrar ettiğini beyan etmiştir. 6.Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 10.02.2023 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. 7.Sanıkların savunmaları ve dosya kapsamına göre dava konusu eşyanın kaçak olduğu anlaşılmıştır. 8.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV.GEREKÇE Olay ve Olgular başlığı altında ayrıntılarına yer verilen sanıkların savunmasına, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Sanık ...'ın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 10.02.2023 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık ... hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin taraflara davetiye tebliğ edilip duruşma açılmak suretiyle karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. 2.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 11.04.2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uygulanması gerektiği gözetilmeden, lehe kanun tespitinde 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrasına farklı anlam yüklenerek yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesisi, 3.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek, 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4.Sanıkların kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca belli hakları kullanmaktan mahrumiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.