Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/24011 E. 2023/6995 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/24011
Karar No
2023/6995
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/17 E., 2019/103 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : 14.01.2008-06.06.2008 TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; verilen cezanın usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. II. GEREKÇE 1.Sanık hakkında firar suçu ile ilgili olarak Mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın 06.08.2014 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içinde 31.08.2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan kurulan hükmün kesinleşmesi ve ihbarı üzerine hükmün açıklandığı, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin sekizinci fıkrasının (c) bendi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği tarih ile sanığın denetim süresi içinde yeni suç işlediği tarih arasında zamanaşımının durduğu belirlenmiştir. 2. Sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'nun 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 3. Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 06.08.2014 tarihi ile ihbara konu ikinci suçun işlendiği 31.08.2014 tarihi arasında geçen durma süresi de dikkate alındığında, suçun işlendiği 14.01.2008-06.06.2008 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.02.2019 tarihli ve 2019/17 Esas, 2019/103 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.09.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/24011, K. 2023/6995, T. 13.09.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-24011-e-2023-6995-k-bd170ecf1e2f