Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23696 E. 2024/8488 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23696
- Karar No
- 2024/8488
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/456 E., 2020/543 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyasının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; yeteri kadar cezaya hükmedilmediğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. 2.Sanığın temyiz isteği; sigaraların kendisine ait olmadığına, kararın bozulması gerektiğine ve re'sen tespit edilecek sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 27.08.2013 tarihinde, kaçak sigara satıldığı yönündeki ihbar üzerine olay yerine gidildiği, sanığın Atatürk caddesi üzerinde tezgâhta sigara satarken görüldüğü, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcısı tarafından verilen yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada tezgâh üzerinde ve yanında bulunan siyah poşet içerisinde toplam 178 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir. Dosya kapsamına göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında, hukuka aykırılık görülmemiştir. Ancak; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar sayılı kararında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; İncelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.08.2013 olduğu, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.01.2014 olduğu, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) yapılan kontrolde; Dairemizin 2021/24283 Esas sırasında kayıtlı olan ve aynı gün incelenen Iğdır 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/189 Esas, 2020/557 Karar sayılı dosyasında sanığa atılı eylemle ilgili olarak suç tarihinin 22.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 07.03.2014 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınarak, anılan dosyaların incelenip, gerektiğinde birleştirilerek, sanığın bu eylemleri bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışıldıktan sonra bir karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.