Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23682 E. 2025/6571 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23682
- Karar No
- 2025/6571
- Karar Tarihi
Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/1147 E., 2016/549 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜM : Beraat, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık hakkında Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararı ile 20.05.2014 ve 02.06.2014 tarihli eylemleri yönünden beraat, 13.07.2014 tarihli eylemi yönünden ise mahkûmiyet kararı verildiği, iş bu kararın katılan ... İdaresi adına Hazine vekili tarafından temyizi üzerine dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62. maddeleri ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 ve 5. maddelerinde sanık lehine hükümler içeren değişikliklerin yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle Mahkemesine iade edildiği, katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz dilekçesinin münhâsıran sanık hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkin olduğu ve mahkûmiyet hükmüne yönelik başkaca temyiz istemi olmadığı, bu nedenle anılan Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahalline iade edilemeyeceği, iade üzerine yapılan yargılama ve sonucunda verilen 26.01.2021 tarihli kararın hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, Mahkemenin 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararına yönelik katılan ... İdaresi adına Hazine vekilinin beraat hükmüne ilişkin 10.06.2016 tarihli temyiz istemi hakkında yapılan incelemede; 20.05.2014 tarihinde sanığın elindeki siyah poşette ne olduğu sorulması üzerine kaçak sigara olduğunu beyan etmesi üzerine yapılan tespitte 207 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.01.2022 tarihli ve 2019/19-569 Esas, 2022/10 Karar sayılı karar içeriği doğrultusunda, sanığın siyah renkli poşetinde arama yapılmasına dayanak teşkil eden mahkemece verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmaması karşısında, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, sanığın kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da olmadığı cihetle, Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206/2, 217/2 ve 230/1. maddelerine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet kararı verilemeyeceği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında farklı gerekçeyle beraat kararı verilmesinde netice itibarıyla hukuka aykırılık görülmemiştir. 02.06.2014 tarihinde sanığın elindeki siyah poşette ele geçen 61 paket sigaranın ticari miktar ve mahiyette bulunmadığı, sanığın sigaraları ticari amaçla bulundurduğuna dair ikrarının da olmadığı anlaşılmakla sanık hakkında yazılı gerekçe ile beraat kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle sanık hakkındaki beraat hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 07.05.2025 tarihinde karar verildi. (K.D.) KARŞI OY Temyiz kanun yoluna müracaat edilen Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı kararına ilişkin katılan ... İdaresi vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz istemine ilişkin olarak tebliğnamede görüş bulunmadığı halde ek tebliğname düzenlenmesi sağlanmadan yapılan inceleme sonucunda Yerel Mahkeme hükmünün onanmasına dair sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 28. ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 37. maddeleri uyarınca yerel mahkemece verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tüm temyiz edenlere ve temyiz edilen hükümlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğnamenin düzenlenmesi zorunludur. Tebliğnamenin diğer bir işlevi Ceza Dairesinin kararından önce Yargıtay Başsavcılığının görüşlerinden haberdar olma ve karşı görüşlerini bildirme imkanının ilgililere tanınmasıdır. 1412 sayılı CMUK’nın 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 316. maddesinin 3. fıkrasına göre, hükmün temyiz edilmesi hâlinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenecek tebliğnamenin, hükmü temyiz etmeleri veya aleyhlerine sonuç doğurabilecek görüş içermesi halinde sanık veya katılan ya da vekillerine dairesince tebliğ olunması zorunludur. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 297/3. maddesinde de aynı hüküm korunmuştur. Bu silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkelerinin bir gereğidir. Temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tebliğname düzenlenmesi zorunlu olmakla birlikte gerekçeli olarak düzenlenen tebliğnamede, ileri sürülen bütün temyiz nedenlerinin ve temyiz edilen hükümlerin değerlendirilmesi gerekmektedir. Ek tebliğname ise, Yargıtay Cumhuriyet savcısının tebliğnamesinde yer alan eksikliklerin giderilmesi amacıyla düzenlenir.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının taraflardan herhangi birinin temyiz istemi hakkında ya da temyiz edilen hükümler hakkında görüş bildirilmemesi ek tebliğname düzenlenmesini gerektiren bir eksikliktir ve bu hususlarla ilgili ek tebliğname düzenlenmesinin talep edilmesi zorunludur. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusuna ilişkin değerlendirmede; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesiyle 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddenin ikinci fıkrası, ilk derece mahkemeleri tarafından verilip temyiz edilen hükümlerde, lehe hükümlerin uygulanması yönünde mahkemesince değerlendirme yapılması gerektiğinin açıkça anlaşılması hâlinde, dosyayı ilk derece mahkemesine iade etme yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tanımıştır. Sanık hakkında Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.03.2016 tarihli ve 2015/1147 Esas 2016/549 Karar sayılı kararı ile 20.05.2014 ve 02.06.2014 tarihli eylemler yönünden beraat, 13.07.2014 tarihli eylem yönünden ise mahkûmiyet kararı verilmiştir. Bu kararı yalnızca katılan ... İdaresi adına Hazine vekili temyiz etmiş olup katılan idare vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz dilekçesi münhâsıran sanık hakkında kurulan beraat hükmüne ilişkindir. Mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemi olmadığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle anılan Mahkemenin 28.03.2016 tarihli 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından mahalline iade edilemeyeceği, iade üzerine yapılan yargılamanın da hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla Dairemizce, anılan Mahkemenin 28.03.2016 tarihli 2015/1147 Esas, 2016/549 Karar sayılı beraat kararına yönelik katılan idare vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz istemi hakkında inceleme yapılmaktadır. Ankara 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli 2020/312 Esas, 2021/5 Karar sayılı kararının katılan vekilinin 22.02.2021 tarihli temyizi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 26.09.2021 tarihli ve 37161 sayılı tebliğname düzenlenmiştir. Bu tebliğnamede hukuki değerden yoksun kabul olunan karar ile buna yönelik temyiz istemi değerlendirilmiştir. Tebliğnamede asıl inceleme konumuz olan 28.03.2016 tarihli karar ile bu karara ilişkin katılan idare vekilinin 10.06.2016 tarihli temyiz istemi hakkında herhangi bir inceleme ve görüş bulunmamaktadır. Yargıtay Kanunu’nun 28 ve Yargıtay İç Yönetmeliğinin 37. maddeleri uyarınca yerel mahkemece verilen kararların temyiz yoluyla incelenmesinde, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tüm temyizlere yönelik hukuki görüşün açıklandığı bir tebliğnamenin düzenlenmesi zorunludur. Bu nedenle, katılan tarafından açılmış bulunan temyiz davasına dayalı olarak Dairemizce inceleme yapılabilmesi için, öncelikle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca anılan mahkemenin 28.03.2016 tarihli beraat hükümlerine yönelik katılan vekili tarafından 10.06.2016 tarihli temyiz isteminde ileri sürülen temyiz nedenlerinin değerlendirildiği ek tebliğnamenin düzenlenmesi gerektiğinden, dosyanın ek tebliğname düzenlenmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdiine karar verilmesi gerektiğinden sayın çoğunluk görüşüne katılmıyorum.07.05.2025