Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/23564 E. 2024/8632 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/23564
- Karar No
- 2024/8632
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/123 E., 2020/249 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, lehe aleyhe kanun değerlendirilmesi yapılmadan alt sınırdan hüküm kurularak ve gümrüklenmiş değer pek hafif kabul edilerek usul ve kanuna aykırı verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebebi, verilen hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 24.07.2013 tarihinde kolluk kuvvetlerince Diyadin Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/90 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan yol uygulamasına 04 M 1266 plakalı yolcu minibüsünün geldiği ve araç durdurularak yapılan aramada, araçta yolcu olarak bulunan sanığa ait toplam 80 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen kaçak sigaraları satma amacının olmadığını beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin, 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesi ile değişik 5607 sayılı Kanun'da hüküm altına alınması nedeniyle, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delâletiyle aynı maddenin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkraları somut olaya ayrı ayrı uygulanarak lehe Kanun'un tespiti yerine, Mahkemece ek savunma alınmadan ve suç tarihinde yürürlükte bulunmayan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/4. maddesine göre belirlenen temel cezayla birlikte 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılarak sanığa eksik ceza tayini, 2.Ele geçen kaçak sigaranın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Gerekçeli karar başlığında duruşmada hazır olan Cumhuriyet savcısının yazılmaması ve ayrıca kısa kararda sanık yerine suça sürüklenen çocuk yazılması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ... katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.10.2024 tarihinde karar verildi.