Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/21350 E. 2025/6697 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/21350
Karar No
2025/6697
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/74 E., 2014/193 K. MALEN SORUMLU : ... SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Kısmî beraat, kısmî mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık ..., malen sorumlu TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Malen sorumlu katılan sıfatını almadığından kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, Katılan ... İdaresi vekili ve sanık ...'in temyizi yönüyle; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.Malen Sorumlunun Temyizi Yönünden Usulüne uygun davetiye ile duruşmadan haberdar olduğu halde katılma talebinde bulunmayan malen sorumlunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının bulunmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmayan malen sorumlunun vaki temyiz inceleme isteğinin 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II.Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkındaki Beraat Kararına Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Sanığın yolcu olarak bulunduğu araçta dava konusu kaçak eşyaların ele geçirildiği olayda, sanık aşamalardaki savunmasında araca yoldan bindiğini, araçtaki kaçak eşyalardan haberdar olmadığını beyan ederek atılı suçu kabul etmemiş ise de; dosya kapsamına göre sanıkların beyanlarından, sanık ...'in kaçak eşyaları ... köyünden alarak Van'a giderken, yolda ... köyünden sanık ...'in araca bindiğinin anlaşılması karşısında, ... köyünün, ... köyünden Van'a giden yol üzerinde olup olmadığının belirlenmesi, sanıkların suç tarihinde kullandığı cep telefonu numaralarının tespiti ile suç tarihi ve 5 gün öncesini kapsayan, baz istasyonu sinyal bilgilerini de içeren HTS kayıtlarının dosyaya celbi ile sanıkların suç tarihi ve öncesinde birbirleri ile olan telefon görüşmelerinin ve özellikle suç tarihinde aynı baz istasyonundan sinyal bilgileri olup olmadığının tespitinden sonra sanığın hukuki durumunun ve atılı suçu diğer sanıkla iştirak halinde işleyip işlemediğinin belirlenmesi yerine, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, III. Sanık ...'in Temyiz İstemi Yönünden Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3.maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.Kaçak eşyaların müsaderesine dair kararla yetinilmesi gerekirken tasfiyesine de hükmolunması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün,1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/21350, K. 2025/6697, T. 06.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-21350-e-2025-6697-k-6dff2d346018