Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/2122 E. 2023/10033 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2122
- Karar No
- 2023/10033
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/502 E., 2016/400 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/678 Esas, 2016/83 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan kamu davasının, Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/75 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 2.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2015 tarihli ve 2015/195 Esas, 2015/37 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının, aynı Mahkemenin 2015/75 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 3.Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas, 2015/313 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının, aynı Mahkemenin 2015/75 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 4.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/89 Esas, 2015/273 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının, aynı Mahkemenin 2015/75 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 5.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/75 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının, aynı Mahkemenin 2015/502 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir. 6.Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan; a.24.06.2015 tarihli eylemine yönelik 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine; b.04.10.2013 ve 19.11.2013 tarihli eylemlerine yönelik, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43 üncü maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ... 15 gün hapis ve 600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; c.17.12.2014, 21.12.2014 ve 18.01.2015 tarihli eylemlerine yönelik, 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin onuncu fıkrası ve 5237 sayılı Kaun'un 43 üncü maddesi uyarınca neticeten 3 yıl 1 ... 15 gün hapis ve 600,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, suça konu sigaraların müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Sanık hakkında verilen beraat kararı ile 04.10.2013 ve 19.11.2013 tarihli eylemlerine yönelik alt sınırdan ceza verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. B. Sanığın Temyiz İstemi Hakkında verilen mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Birleşen Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2016 tarihli ve 2015/678 Esas sayılı dava dosyasında, sanığın semt pazarında 221 paket gümrük kaçağı sigarayı satarken yakalandığı; birleşen Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.03.2015 tarihli ve 2015/195 Esas sayılı dava dosyasında güvenlik güçleri tarafından sanığın elindeki poşet içinde 749 adet, ikâmetinde ise 301 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği; birleşen Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas sayılı dava dosyasında pazarda 262 paket gümrük kaçağı sigarayı satarken yakalandığı, birleşen Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/89 Esas sayılı dava dosyasında, pazarda 490 paket gümrük kaçağı sigarayı satarken yakalandığı,birleşen Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.03.2016 tarihli ve 2015/75 Esas sayılı dava dosyasında, 450 paket gümrük kaçağı sigarayı satarken yakalandığı, asıl dosya olan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/502 Esas sayılı dava dosyasında ise, elindeki poşet içerisinde 110 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Birleşen Bakırköy 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.05.2015 tarihli ve 2015/143 Esas ve Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli ve 2015/89 Esas sayılı dava dosyaları dışında, diğer dava dosyalarında ele geçirilen sigaralar hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı görülmüştür. 3.Sanık birleşen dava dosyalarındaki savunmalarında sigara satarak geçimini sağladığını beyan etmiş olup, asıl dava dosyasında soruşturma aşamasında sigaraları satmak için aldığını beyan etmesine rağmen kovuşturma aşamasındaki savunmasında, suçlamaları kabul etmediğini, alacağına karşılık olarak bir şahsın sigaraları kendisine verdiğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. 24.06.2015 Tarihli Eylemine Yönelik Beraat Kararına İlişkin Sanık hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; 110 paket gümrük kaçağı sigaranın ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın savunmasında atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi, Dairemiz uygulamalarına göre ele geçen sigaranın miktar itibarıyla kişisel kullanım sınırı kapsamında kalması karşısında, sanığın kaçak sigaraları ticari maksatla bulundurduğuna ilişkin mahkûmiyetine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gözetilerek beraat kararı verilmesi gerekirken, sanık hakkında mahkemenin farklı gerekçeyle verdiği beraat kararının netice itibarıyla ... uygun olduğu anlaşılmıştır. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. 04.10.2013, 19.11.2013 tarihli ve 17.12.2014, 21.12.2014, 18.01.2015 Tarihli Eylemlerine Yönelik Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Olay ve Olgular bölümünde açıklanan olayların oluş şekline ve tüm dosya kapsamına göre, katılan vekili ile sanığın aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'nun 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Sanık hakkında 04.10.2013, 19.11.2013, 17.12.2014, 21.12.2014 ve 18.01.2015 tarihli eylemlerine ilişkin açılan ve birleştirilerek görülmesine karar verilen dava dosyalarının incelenmesinde, kamu davalarına konu suçların işlendiği tarihler arasındaki zaman aralığı ve iddianame tarihleri açısından hukuki kesintinin gerçekleşmemiş olması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi uyarınca uygulama yapılması yerine ayrı ayrı hükümler kurulması, 3.17.12.2014, 21.12.2014 ve 18.01.2015 tarihli eylemlerine ilişkin kurulan hükümde, sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve aynı fıkranın son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle aynı maddenin onuncu fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmiş olması, 4.Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilamın tekerrüre esas alınıp alınmayacağının değerlendirilmesinin gerekmesi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR A. 24.06.2015 Tarihli Eylemine Yönelik Beraat Kararına İlişkin Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. 04.10.2013, 19.11.2013 tarihli ve 17.12.2014, 21.12.2014, 18.01.2015 Tarihli Eylemlerine Yönelik Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.05.2016 tarihli ve 2015/502 Esas, 2016/400 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile sanığın temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.