Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/17716 E. 2025/11231 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/17716
Karar No
2025/11231
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2014/1332 E., 2016/873 K. SUÇ :6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmüne Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) "Sanığın veya hükümlünün ölümü" kenar başlıklı 64/1. maddesi; "Sanığın ölümü halinde kamu davasının düşürülmesine karar verilir. Ancak, niteliği itibarıyla müsadereye tabi eşya ve maddi menfaatler hakkında davaya devam olunarak bunların müsaderesine hükmolunabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 10.09.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanu) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/8. maddesi gereği sanığın vefat etmesi nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

II.Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde;

Sanıkların yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezaların türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 67/2-d bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 24.05.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

III.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz Talebinin İncelenmesinde ise;

1.Sanığın hızar atölyesi işletmek suretiyle orman ürünü ticareti ile uğraştığının ve ele geçirilen kaçak orman emvallerinin bilgisi dahilinde kendi atölyesinin önüne bırakıldığının anlaşılması karşısında; sanığın 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 108/2. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken, eylemi anılan Kanun'un 108/1. madde kapsamında kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada, sanık hakkında hem adli para cezası hem de hapis cezası verildiği, adli para cezası için anılan Kanun'un 58. maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında anılan Kanun'un 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi,

3.Kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Suça konu kaçak orman emvalinin 6831 sayılı Kanun'un 108/4. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA 16.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/17716, K. 2025/11231, T. 16.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-17716-e-2025-11231-k-e0b4615b2acb