Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/17025 E. 2025/1003 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17025
- Karar No
- 2025/1003
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1147 E., 2015/549 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; duruşmadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını alamayan suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisi bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanığın temyiz istemi yönünden; sanığın yokluğunda verilen kararın bilinen son adresinde tebliği yerine doğrudan mernis adresinde, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21. maddesi uyarınca tebliğ edilmesi usulsüz olduğundan öğrenme üzerine temyizi süresinde kabul edilmiş, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 310. maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Duruşmadan haberdar edildiği halde usulüne uygun şekilde katılma talebinde bulunmadığı için katılan sıfatını alamayan suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 25.03.2015 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiğinin anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak akaryakıtın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının trafik kaydı üzerindeki şerhin kaldırılarak sahibine iadesine, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.