Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/16499 E. 2023/5650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16499
Karar No
2023/5650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/125 E., 2016/227 K. SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Sakarya 1. Sulh Ceza Mahkemesinin, 12.12.2012 tarihli ve 2011/889 Esas, 2012/1270 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis ve 60,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içinde suç işlediğinin ihbarı üzerine Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6831 sayılı Kanun'un 91 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesi uyarınca 2 ... 15 gün hapis ve 60,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; kararı temyiz ettiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.18.10.2011 tarihinde sanığın sevk ve idaresindeki araçta kaçak orman emvali yüklü olduğu ihbarı üzerine yapılan incelemede aracın göl kenarında park halinde görüldüğü ve sanığın aracın içindeki orman emvalini kesili halde, ormanlık alandaki mevkiisini belirttiği yerden aldığını söylemesi üzerine sanık hakkında tutanak düzenlenmiştir. Ayrıca sanığın ormanlık alandaki mevkiisini belirttiği suça konu yere de gidilmiştir. Suç konusu yerde 11 adet dip kökün olduğu ve araçta ele geçen emval ile uyumlu olduğunun görülmesi üzerine sanık hakkında aynı gün bir tutanak daha düzenlenmiştir. 2.Sanık savunmalarında, rüzgarın etkisiyle yıkılan ağacı parçalara ayırıp evinde yakacak olarak kullanacağını, suç olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3.Mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda suça konu yerin kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığının, motorlu testere ile yakacak vasfında meşe odunu temin edildiğinin, ele geçen 1 kental emvalin kalınlık açısından dip köklerle uyumlu olmadıkları ve kesili ağaçlardan elde edilmedikleri tespit edilmiştir. IV. GEREKÇE 1.Mahallinde ve suça konu emval üzerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda sanığın aracında ele geçen emval ile tespit edilen dip köklerin uyumlu olmadığının tespit edilmesi ve sanığın dip kökleri tespit edilen ağaçları kestiğine dair bir ikrarının da bulunmaması karşısında, sanığın eylemin 6831 sayılı Kanun'un 108 inci maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmakla, 02.12.2016 tarihli Resmî Gazete'de yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 12 nci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un ön ödemeyi düzenleyen 75 inci maddesinde yapılan değişiklik sonucu, 6831 sayılı Kanun'un 108 inci maddesine aykırılık suçunun ön ödeme kapsamına alındığı ve Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli ve 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı iptal kararları ile 7188 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adlî para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş olduğu olmakla; sanık hakkında ön ödeme prosedürü ve basit yargılama usulünün uygulanarak, sonucuna göre hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Sakarya 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli ve 2016/125 Esas, 2016/227 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.06.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/16499, K. 2023/5650, T. 06.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-16499-e-2023-5650-k-7d24318bbf40