Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/132 E. 2025/502 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/132
Karar No
2025/502
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/240 E., 2016/20 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Sanıklar ... ve ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran sanıklar ... ve ... hakkında kurulan beraat hükümlerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. I- Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 16.05.2015 tarihinde, saat 20.10 sıralarında kolluk görevlileri tarafından Çayeli ilçesinde yapılan yol kontrolü sırasında, dosya kapsamına göre haricen sanıklardan ...'a ait olduğu anlaşılan ve onun idaresindeki, sanıklardan ...'nun sağ ön koltuğunda, sanıklardan ...'un ise arka koltuğunda yolcu olarak bulundukları ... plaka sayılı Ford Ranger marka açık kasa kamyonetin durdurulduğu, evrak kontrolü sırasında sanıkların tedirgin tutumlar sergilemeleri üzerine, araçta suç unsuru bulunup bulunmadığı sorulduğunda, sanık ...'un görevlilere şifahen araçta arka koltuk paspas kısmında kendisine ait iki ayrı siyah poşette Gürcistan ülkesinden aldığı alkollü içkilerin olduğunu, aracın kasasında da yine kendisine ait bulunan siyah valizde de kaçak alkollü içki ve sigaralar olduğunu belirttiği, bunun üzerine önleme araması kararı ile araçta yapılan aramada; arka koltuk paspası üzerindeki siyah poşetlerde bandrolsüz 100 cl lik 13 şişe rakı ve 2 şişe viski cinsi alkollü içki ile aracın açık kasa kısmında tente altındaki valizde muhtelif markalardan 490 paket kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar Vahdettin ve ... talimat mahkemesindeki savunmalarında; birlikte araçla yola çıkmadan önce sanık ...'un yanlarına bir valizle gelip araca bindiğini, bahse konu valizde ele geçen kaçak içki ve sigaralardan arama sırasında haberdar olduklarını belirterek inkarda bulunmuşlar ise de; sanık ...'nin talimat mahkemesindeki savunmasında; olay tarihinde patronu olan sanık ... ve diğer sanık ... ile birlikte Rize iline kaçak alkollü içki ve sigara almak için gittiklerini, ancak ele geçen miktarda alkollü içki ve sigara alınacağını bilmediğini, kaçak alkollü içki ve sigaraları diğer sanıkların birlikte satmak için aldıklarını, diğer sanıkların adlî sicil kayıtlarını mazeret göstererek kendisinden kaçak alkollü içki ve sigaraları sahiplenmesini istemeleri üzerine müdafisiz kolluk ifadesinde farklı yönde anlatımda bulunduğunu belirttiği olayda, kaçak alkollü içki ve sigaraların araçta bulundukları yer, miktarları, içkilerin arka koltuk paspası üzerinde ele geçmesi, sanık ...'nin talimat mahkemesindeki savunma içeriği, olayın oluşu ve tüm dosya kapsamına göre, sanıkların hep birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde, ticari maksatla hareket ederek kaçak alkollü içki ve sigaraları nakletmeye teşebbüs etmek suretiyle toplu kaçakçılık suçunu işledikleri anlaşılmakla, sanıklar Vahdettin ve ...'un atılı suçtan cezalandırılmalarına karar verilmesi gerekirken, beraatlerine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, II. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden Kaçak içki ve sigaraların araçta bulundukları yer, miktarları, içkilerin arka koltuk paspası üzerinde ele geçmesi, olay tutanağı içeriği, olayın oluşu ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'un savunma içeriğinin suçtan kurtulmaya yönelik olduğu anlaşılmış olup, sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Yapılan arama işlemine dayanak olarak gösterilen Rize Sulh Ceza Mahkemesinin 14.05.2015 tarihli, 2015/126 Değişik İş sayılı önleme arama kararının aslı ya da onaylı örneği denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi, 2.I numaralı bozma sebebine göre, sanığın cezasında toplu suç hükümlerine göre artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı ... geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 4.Sanık hakkında 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca hüküm kurulurken aynı maddenin onsekizinci fıkrasının yanı sıra onuncu fıkrası uyarınca da yollama yapılması, 5.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. Hakkında erteli olmayan hapis cezasına hükmedilen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin 3. fıkrası uyarınca, aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmesine, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6.İddianamede davaya konu kaçak eşyanın müsaderesi talep edilmediği halde, ek savunma hakkı tanınmadan müsadere kararı verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık ...'un temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 14.01.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/132, K. 2025/502, T. 14.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-132-e-2025-502-k-2a31f2f2fdaf