Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11692 E. 2023/11053 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/11692
- Karar No
- 2023/11053
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/103 E., 2019/722 K. SUÇ : 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.03.2015 tarihli ve 2013/19 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na (6362 sayılı Kanun) muhalefet suçundan açılan davada, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat, inceleme dışı sanıklar ..., ... ve ... hakkında ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Anılan kararın katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 30.05.2018 tarihli ve 2018/2470 Esas, 2018/6573 Karar sayılı ilâmıyla;"...Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan işlemler neticesinde, ... Yatırım Holding A.Ş. hisse senedine yoğun bir talebin olduğu izleniminin yaratıldığı, iyiniyetli üçüncü kişilerin aldatıldığı, fiyatın kademeli olarak yapay bir şekilde arttırıldığı, aktif bir piyasanın varlığı izlenimi yaratmaya çalışıldığı, 01.06.2011-30.12.2011 tarihleri arasında anılan hisse senedi piyasasında, ... endeksinin genel eğilimi dışında olağandışı bir fiyat ve miktar hareketliliğinin bulunduğu, belirlenen tarihlerde ... Yatırım Holding A.Ş.'ne ait hisse senedinde sanıklar tarafından yönlendirilen hesaplardan yapılan alım ve satım işlemlerinin, hisse senedi piyasasında etkili olabilecek ve piyasada hakimiyet oluşturabilecek miktar ve yoğunlukta olduğu, kendinden kendine/karşılıklı ve fiyat yükseltici işlemlerin yoğun şekilde gerçekleştirildiği, yapılan bu alım satım işlemlerinin büyüklüğü, zamanı ve sürekliliği dikkate alındığında, dava konusuna ilişkin normda belirtilen fiyat artırma, azaltma, aynı seviyede tutma, aktif piyasa izlenimi uyandırma, arz ve talebi etkileme amaçlarına uygun olduğu hususları da birlikte nazara alındığında, sanıkların aynı fiili gerçekleştirmek amacıyla birlikte hareket ettikleri ve iştirak iradelerinin bulunduğunun sübuta ermesi karşısında; sanıkların üzerlerine atılı suçun unsurları itibariyle oluştuğu gözetilmeden mahkûmiyetleri yerine yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi,...'' nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma uyarınca yapılan yargılama sonrasında İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.12.2018 tarihli ve 2018/423 Esas, 2018/536 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın 6362 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 83.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'un 6362 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 86.251,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanıklar hakkındaki hükümlerin açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 4.Anılan kararlara yönelik itirazların, merci İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/62 Değişik ... sayılı, 22.01.2019 tarihli asıl ve 12.04.2019 tarihli ek kararları ile kabulüne karar verilerek sanıklar hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları kaldırılmıştır. 5.Mercii kararı sonrasında İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/103 Esas, 2019/722 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın 6362 sayılı Kanunun 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ... hapis ve 83.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık ...'un 6362 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 8 ... hapis ve 86.251,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri; kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, mahkûmiyete konu suç sonucu elde edilecek kazanca müvekkilinin ihtiyacının bulunmadığına, suçun maddi ve manevî unsurlarının oluşmadığına, iddianameye konu işlemlerin, o dönem müvekkilinin nişanlısının kardeşi olan ... tarafından kendisinden alınan vekâletname uyarınca bizzat gerçekleştirildiğinde, müvekkilin tek amacının parasını piyasada değerlendirmek olduğuna, diğer sanıklar ile aynı suç işleme iradesinin bulunmadığına, piyasa bilgisinin son derece kısıtlı olduğuna, suçun faili değil mağduru olduğuna, tamamen ... niyetle ve yasal yollar ile para kazanmak amacı ile vekâletname vermiş olduğuna, suç işleme kastı bulunmadığının sabit olduğuna, emsal Yargıtay uygulamalarının bu yönde olduğuna, müvekkili ile diğer sanıklar arasında iştirak iradesi bulunmadığına, suça konu işlemler üzerinde bir hakimiyetinin bulunmadığına, mahkûmiyete konu suçta cezalandırılan fiilin haksız menfaat elde edilmesi değil, aldatma fiili olduğuna, müvekkilinin piyasa ile bir ilgisi bulunmayan makyöz olduğuna, aldatma fiilini gerçekleştirebilecek bilgi ve birikiminin bulunmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hatalı olduğuna, suça sebebiyet veren asıl sanıklar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, hukuk düzeninin bu yönde bir ceza adaletsizliğini korumayacağına, mevcut cezanın müvekkilinin hayatını derinden sarsacağına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmama gerekçesinin somut ifadelerden yoksun ve matbu olduğuna, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiin temyiz sebepleri;kararın usul ve hukuka aykırı olduğuna, müvekkilinin inşaat girişimcisi olarak ticari hayatını sürdürdüğüne, böyle bir suçtan elde edilecek kazanca ihtiyacının bulunmadığına, suçun maddi ve manevî unsurlarının oluşmadığına, müvekkili tarafından öz kardeşi olan ...'e vekâletname verildiğine, bu vekâletname uyarınca piyasadaki işlemlerin ... tarafından yürütüldüğüne, müvekkilin tek amacının parasını piyasada değerlendirmek olduğuna, müsnet suçun özel kast ile işlenen bir suç olduğuna, müvekkilinin tamamen iyiniyet çerçevesinde suça alet edildiğine, günlük hayatta kardeşler arası ... ilişkisinin doğal bir durum olduğuna, suç işleme kastının bulunmadığına, emsal Yargıtay uygulamalarının bu yönde olduğuna, müvekkili ile diğer sanıklar arasında iştirak iradesi bulunmadığına, suça konu işlemler üzerinde bir hakimiyetinin bulunmadığına, mahkûmiyete konu suçta cezalandırılan fiilin haksız menfaat elde edilmesi değil, aldatma fiili olduğuna, müvekkilinin inşaat girişimcisi olduğuna ve piyasa ile bir ilgisi bulunmadığına, aldatma fiilini gerçekleştirebilecek bilgi ve birikiminin bulunmadığına, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmemesinin hatalı olduğuna, suça sebebiyet veren asli kişiler hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine karşın, sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğuna, hukuk düzeninin bu yönde bir ceza adaletsizliğini korumayacağına, lehe hükümlerin tesis edilmesi gerektiğine, mevcut cezanın müvekkilinin hayatını derinden sarsacağına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumunun uygulanmama gerekçesinin somut ifadelerden yoksun ve matbu olduğuna, belirtilen ve re'sen tespit edilecek nedenler ile kararın bozulması talebine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanıkların, Borsa İstanbul'da işlem gören ... Yatırım Holding A.Ş. hisse senedi üzerinde 01.06.2011-30.12.2011 tarihleri arasında çeşitli işlemlerle yapay fiyat ve piyasa oluşumuna neden olduklarının iddia edildiği olayla ilgili olarak birlikte hareket ettiği belirtilen grup üyeleri hakkında Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yapılan suç duyurusu sonucunda 6362 sayılı Kanun'un 107 nci maddesinin birinci fıkrasına aykırılık sebebiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. 2.Sermaye Piyasası Kurulu Piyasa Gözetim ve Denetleme Dairesi'nin 17.09.2012 tarihli ve XXIII-3/23-5 sayılı raporunda; -... Yatırım Holding A.Ş. hisse senedinde inceleme dönemi olan 01.06.2011-30.12.2011 tarihleri arasında yatırımcı grubu hesaplarından 51.150.674 adet alış ve 51.187.334 adet satış işlemi gerçekleştirildiği, -Grup üyelerinden ...'ün 21.774.017 adet ile %19,08 oranında alım ve aynı miktarda satım işlemi, ...'nın 14.456.939 adet ile %12,67 oranında alım ve 14.500.686 adet ile %12,70 oranında satım işlemi, ...'nin 8.423.336 adet ile %7,38 oranında alım ve 8.416.249 adet ile %7,37 oranında satım işlemi, ...'un 3.909.944 adet ile %3,43 oranında alım ve aynı miktarda satım işlemi, ...'ın 2.586.438 adet ile %2,27 oranında alım ve aynı miktarda satım işlemi yaptığı, -İnceleme döneminde grup hesaplarından yapılan alım işlemlerinin toplam alışların %44,87'sini, satım işlemlerinin toplam satışların % 44,76'sını oluşturduğu, -Grup üyeleri tarafından gerçekleştirilen söz konusu işlemlerin 23.935.437 adetinin (hisse senedinde gerçekleşen tüm işlemlerin %20,96'sı) grup üyelerinin kendi aralarında gerçekleştirdikleri mülkiyette değişiklik yaratmayan çapraz/karşılıklı işlemlerden oluştuğu, gerçek yatırımcıların bu işlemlerin varlığına güvenerek pozisyon aldıkları, oluşan yapay piyasa sonucunda grup üyelerinin yüksek fiyatlı satışlarla menfaat sağlayacağı, -İnceleme dönemi içerisinde toplam üst fiyat seviyesinden gerçekleşen işlem miktarı 6.576.238 adet iken grup üyelerinin inceleme döneminde fiyat artıran alış işlem miktarının 2.825.033 adet (toplam fiyat yükseltici işlemlerin %42,95'i) olarak gerçekleştiği, 29.06.2011, 01.08.2011 ve 07.09.2011 tarihlerinde grup üyeleri tarafından gerçekleştirilen fiyat yükseltici işlemlerin sırasıyla %91,05, %99,92 ve %96,45 oranlarına ulaştığı, -Grup hesaplarından aynı fiyat seviyesinden iletilen ve 1 dakikalık süre içerisinde yön değiştiren emirlere ilişkin 1119 adet durum olduğu, bu emirler ile birlikte hisse senetlerinin yatırımcı grubuna ait hesaplar arasında el değiştirmesini sağlayarak aktif bir piyasanın var olduğu izleniminin oluşturulduğu, söz konusu emirler sonucu gerçekleşen işlemlerin mülkiyette gerçek anlamda bir değişikliğe yol açmadığı, işleme konu hisse senetlerinin yine yatırımcı grubu hesaplarında kaldığı, -... ile ...'un kardeş olduğu, -...'un INFO unvanlı aracı kurum nezdindeki 3223 numaralı hesabından hisse senedi alım ve satımı yapması için ...'e vekâlet verdiği, -İnceleme döneminde ... tarafından ...'a 05.10.2011 tarihinde 40.000 LOT UTOP hisse senedi virmanlandığı, yine ... tarafından 30.06.2011 tarihinde ... Bankası'ndaki 661784 nolu hesabından ...'un ...'daki hesabına 25.000 TL gönderdiği, -... ve ...'a ait hesaplara birden fazla IP adresinden çeşitli tarihlerde hisse senedi alış/satış emirleri iletildiği, ... ve ...'nın her ikisinin aynı IP adreslerinden 23.01.2012, 31.01.2012 ve 03.02.2012 tarihlerinde hisse senedi alış/satış emirleri verildiği, ... ve ...'nin her ikisinin aynı IP adresinden 10.02.2012 tarihinde, ... ve ...'ın aynı IP adresinden 04.11.2011 tarihinde, ... ve ...'ın her ikisinin aynı IP adresinden 26.10.2011 tarihinde, ...'un ise aynı IP adresinden 21.10.2011 tarihinde, ... ve ...'ın her ikisinin aynı IP adresinden 20.10.2011 tarihinde, ...'un ise aynı IP adresinden 23.11.2011 tarihinde, ... ve ...'nin aynı IP adresinden sırasıyla 23.11.2011 ve 01.11.2011 tarihlerinde hisse senedi alış/satış emirleri ilettikleri, -İnceleme döneminde grup üyelerinin toplamda 340.013 TL menfaat elde ettiği, sanıklardan ...'ın 13.192 TL, ...'un ise 86.248 TL menfaat elde ettiği belirlenmiştir. 3.Sanık ...'ın alınan savunmalarında borsada işlem yapması için nişanlısının ağabeyi ...'a şifreleriyle birlikte para verdiğini, bütün işlemleri ...'ın yaptığını, suçu kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmış, savunmada geçen vekâletname suretinin dosya içerisinde mevcut olduğu görülmüştür. 4.Sanık ...'un alınan savunmalarında ise; kız kardeşi ...'e hesabını kullanarak borsada işlem yapması için vekâlet verdiğini, borsadaki işlemlerden anlamadığını, suçu kabul etmediğini beyan ettiği anlaşılmış, savunmada geçen vekâletname suretinin temyiz dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğu görülmüştür. 5.19.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda; sanıkların birlikte hareket ettiklerinin kabulü halinde fiyat ve miktar hareketlerinin hisse senedinin piyasasını etkileyebilecek nitelikte olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE 1.Hükmolunan cezaların nev'i ve miktarlarına göre sanık ... müdafiin duruşma talebinin reddine karar verilmiştir. 2.Sanıklar hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Sermaye Piyasası Kurulu Denetleme Dairesi'nin 17.09.2012 tarih ve XXIII-3/23-5 sayılı raporu, kovuşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda yer alan tespitler ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sanıklar bakımından Mahkemede oluşan kanaat göz önünde bulundurulduğunda, hukuka aykırılık görülmemiştir. 3.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiilerinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.10.2019 tarihli ve 2019/103 Esas, 2019/722 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar müdafiilerinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.