Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11099 E. 2024/10802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11099
Karar No
2024/10802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1389 E., 2015/948 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebepleri; münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ilişkin sınırlı temyiz isteminde bulunmuştur. 2.Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın suç işleme kastının bulunmadığına, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, bu nedenle usul ve kanuna aykırı hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Nakil Aracının Müsaderesine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 54/1. maddesindeki ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiği, dosya kapsamında malen sorumlunun iyiniyet iddiasını çürütebilecek delil bulunmadığı anlaşıldığından, nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğu kabul edilerek iadesine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Suç tarihinde Gaziantep 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 09.09.2013 tarihli ve 2013/1447 Değişik İş sayılı önleme araması kararı uyarınca.... plaka sayılı araçta yapılan aramada, toplam 1.460 karton gümrük kaçağı sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ve 5237 sayılı Kanun’un 53 ve 54. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ...'in alınan savunmasında, ele geçirilen sigaraları satmak amacıyla diğer sanık ile birlikte satın aldıklarını beyan ederek atılı suçu ikrar ettiği anlaşılmıştır. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. Suç tarihi itibarıyla eşyaların gümrüklenmiş değerinin 78.897,34 TL ve normal değerde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu olayda ele geçen 1.460 karton gümrük kaçağı sigaranın Dairemiz uygulamalarına göre ticari miktar ve mahiyette olması, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle 3/5. ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. fıkrasının “23.” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. Fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile, 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18-son cümlesi delaletiyle 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddelerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, bozmayı gerektirmiştir. 2. 5237 sayılı Kanun’un 3/1. maddesindeki “suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur” düzenlemesi ile aynı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, suç konusu 1.460 karton sigaranın miktar ve değeri gözetildiğinde, cezanın hakça oranda alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerekirken, sanık hakkında asgari hadden hüküm kurulması, 3. Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4. Dava konusu kaçak sigaraların müsaderesi sırasında 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, nedenleriyle hukuka aykırılık bulunmuştur. III. KARAR A. Katılan ... İdaresi Vekilinin Münhasıran Nakil Aracının Müsaderesine İlişkin Temyiz İsteği Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle nakil aracının iadesi kararının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, cezada kazanılmış hakkın gözetilmesi 03.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11099, K. 2024/10802, T. 03.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11099-e-2024-10802-k-85a150abb355