Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11038 E. 2022/16080 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11038
Karar No
2022/16080
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11/04/2013 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28/06/2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasanın 3/18-son cümle delaletiyle anılan Yasanın 3/5, 3/10. madde ve fıkraları kapsamında bulunduğu; Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı gözetilerek, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Yasa ile değişik 5607 sayılı Yasa ile 6545 ve 7242 sayılı Yasalar ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 3/18-son maddesinin yollamasıyla 3/5, 3/10, 3/22, 5/2. maddeleri somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2- Olay günü kalabalık bir grubun toplu kaçakçılık yaptığının ihbar edilmesi üzerine olay yeri olan sokak ve cadde üzerinde bulunan kalabalık arasında sanık ...'ın 100 karton kaçak sigara taşırken yakalandığı, bu sanığın 50 metre ilerisinde sanıklar ... ve ...'ın sigara kutularını inşaat halindeki bir binaya taşırken görülmeleri üzerine yanlarına gidildiğinde 550 karton kaçak sigara ile yakalandığı ve sanıkların birbirlerini tanımadıklarını beyan ettiği olayda; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Yasanın 4/2. maddesi "Bu kanunda tanımlanan suçların ve kabahatlerin, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında arttırılır" hükmünü içermektedir. Madde metninde yer alan "birlikte" ibaresinden müşterek failliğin anlaşılması gerektiği, suçun birden fazla kişinin birlikte suç işleme iradesi ile işlenmesi halinde müşterek failliğin varlığından bahsedilebileceği, Bu açıklamalar karşısında somut olaya baktığımızda sanık ...'ın diğer sanıklarla birlikte yakalanmadığı ve diğer sanıkları tanımadığını beyan ettiği, sanık ... ve birlikte yakalanan diğer sanıklar ... ve ...'ın kendi nam ve hesaplarına hareket ettikleri, birlikte suç işleme iradelerinin olmadığı, eylemin münferit kaçakçılık suçu kapsamında kaldığı halde toplu kaçakçılık suçundan hüküm kurulması, 3- Aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunmayan sanık ... ve sanıklar ... ile ... hakkında açılan davaların birlikte görülerek sonuçlandırılması suretiyle savunma haklarının kısıtlanarak, CMUK'nun 8 ve 11. maddelerine aykırı davranılması, 4- Sanık ...'dan 100 karton, diğer sanıklar ... ile ...'dan 550 karton kaçak sigara ele geçirildiği halde ayrı ayrı ... varakası düzenlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5- 24.11.2015 tarihli 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10/11/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11038, K. 2022/16080, T. 10.11.2022, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11038-e-2022-16080-k-e54998e920b6