Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/11011 E. 2024/10181 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/11011
Karar No
2024/10181
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/143 E., 2015/193 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; münhasıran suçta kullanılan 06 DAG33 ve 45 VK 828 plakalı nakil araçlarının müsaderesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 2.Sanık ...'nın temyiz isteği; verilen mahkûmiyet kararının usul ve kanuna aykırı olduğuna, yargılamanın duruşmalı yapılarak hükmün bozulmasına ilişkin süre tutum dilekçesi sunmuş olup, gerekçeli temyiz dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. 3.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; üzerine atılı suçu işlemediğine, somut delil bulunmadığı halde mahkûmiyet kararı verildiğine, 'şüpheden sanık yararlanır' ilkesinin gözetilmediğine, beraat kararı yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün kaldırılarak sanık hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. 4.Sanık ... müdafiinin temyiz isteği; sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delil bulunmadığı halde mahkûmiyet kararı verildiğine, "şüpheden sanık yararlanır" ilkesinin gözetilmediğine, beraat kararı yerine mahkûmiyet kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen gözetilecek sebeplerle hükmün kaldırılarak sanık hakkında beraat karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE 15.01.2014 tarihinde; kolluk görevlilerinin otoban yolu üzeri Adana 7. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/193 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden kaçakçılıkla mücadele kapsamında yapmış oldukları uygulama sırasında, uygulama noktasına yakın dinlenme tesislerinde, park halinde bulunan .... ve.... plaka sayılı araçların durumundan şüphe duyulması üzerine araçların yanına intikal edildiği, ....plaka sayılı aracın sürücüsü sanık ... ve yanında sanık ...'ın bulunduğu, .... plaka sayılı araç sürücüsünün sanık ... olduğu, bahse konu araçlarda yüklü miktarda kaçak sigara olduğunun görülmesi sonucu yapılan aramalarda,.... plaka sayılı aracın arka koltuk üzerinde muhtelif markalarda 6.390 paket,.... plaka sayılı aracın arka koltuk üzerinde ise yine muhtelif markalarda 5.390 paket olmak üzere toplamda 11.780 paket gümrük kaçağı sigara ele geçirildiği, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Birleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/188 Esas sayılı dosya kapsamına göre; 03.01.2014 tarihinde, önleme araması kararına istinaden sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı .... plakalı araçta yapılan aramada, arka koltuk ve bagajında toplam 8.260 paket kaçak sigara ele geçirildiği ve sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan kamu davası açıldığı anlaşılmıştır. Sanık ... asıl dava dosyasında atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiş, birleşen dava dosyası yönünden ise sanığın atılı suçlamayı ikrar ettiği görülmüştür. Sanık ... savunmasında, atılı suçlamayı ikrar etmiştir. Sanık ..., atılı suçu ikrar etmiştir. Malen sorumlular ... ve ...'nın beyanı ile ruhsat sureti dava dosyasında yer almaktadır. A. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü ile ....Plakalı Nakil Aracının İadesi Kararları Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi'nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 22.08.2024 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece araştırılıp, taraflar haberdar edilerek ve duruşma açılmak suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Sanıkların savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine ve tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ... ile ...'ın eylemlerinin sabit olduğu belirlenmekle, sanıklar hakkında mahkûmiyet hükümleri kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eylemlerinin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada; soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamış ise 1/2, ihtarat yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla beşinci, onuncu, yirmiüçüncü ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri zorunluluğu, bozmayı gerektirmiştir. 2.03.01.2014 tarihinde, önleme araması kararına istinaden sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı....plakalı araçta yapılan aramada , arka koltuk ve bagajında toplam 8.260 paket kaçak sigara ele geçtiği olayda; suçta kullanılan aracın ruhsat sahibi malen sorumlu ...'ın suçta kullanılan aracın kendi adına kayıtlı olduğuna ancak sürücü belgesi bulunmadığına, aracın eşi olan sanık ... oğlu tarafından kullanıldığına dair mahkemedeki beyanı dikkate alındığında, suçta kullanılan aracın sürücü belgesi olmayan malen sorumlunun kullanımında olmadığı, aracın fiilen sanık tarafından kullanılması karşısında malen sorumlunun iyiniyetli olduğundan söz edilemeyeceğinden davaya konu kaçak eşyanın nakil vasıtasının taşıma yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı, dava konusu eşyanın değeri ile nakil vasıtasının bilinen değeri dikkate alındığında nakil aracının müsaderesinin hakkaniyete aykırı olup olmayacağı tartışılarak sonucuna göre nakil aracının müsaderesi veya iadesine karar vermek gerekirken eksik kovuşturma ve yetersiz gerekçe ile nakil aracının iadesine karar verilmesi. 3.Sanıklar hakkında hükmolunan adlî para cezasının taksitle tahsiline karar verilirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin infazı hakkında Kanun'un 109 uncu ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51 inci maddelerine aykırı olarak sanığın aleyhine ve infaz yetkisini de kısıtlar şekilde "C. Başsavcılığınca yapılacak ödeme emrinin tebliğinden itibaren, aylık taksitler halinde ödenmesine, taksit sayısının 24 olarak belirlenmesine, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının hapse çevrileceğinin ihtaratına," karar verilmesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5.Katılan ... İdaresi lehine hükmedilen maktu vekâlet ücretinin sanıklardan "eşit olarak" tahsil edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6.Suça konu eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilirken delalet maddesinin 5607 sayılı Kanun’un 13/1. maddesi yerine 10. maddesi olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafii, sanık ... ve sanık Tucay Yaşar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/11011, K. 2024/10181, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-11011-e-2024-10181-k-36f4eb8802f4