Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/14482 E. 2024/10190 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/14482
Karar No
2024/10190
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/410 E., 2022/86 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi; sanık ... hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi ve diğer sanık ... hakkında cezanın 3 yıldan az olmaması gerektiğine, nakil aracının iadesine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ve re'sen aleyhe görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiin temyiz istemi; müvekkilinin suç işleme kastının bulunmadığına, sanığa gümrüklenmiş değerin iki katını ödemesi için makul süre verilmediğine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları tartışılmadığından re'sen görülecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; 27.06.2014 tarihinde sanık ...'ın sürücüsü, sanık ...'in adına kayıtlı olan.... plaka sayılı aracın sağ ve sol depolalarında İskenderun 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/253 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan aramada toplam 1000 litre gümrük kaçağı motorin ele geçirilmiştir. Sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davaları açılmıştır. Sanık ...'ın savunmalarında; sanık ...'e ait araçta şoför olarak çalıştığını, ....'in talimatı üzerine kaçak mazot aldığını beyan ettiği, bozma ilâmı üzerine etkin pişmanlık kapsamında gümrüklenmiş değerin iki katı tutarını ödeyecek gücünün bulunmadığını ifade ettiği anlaşılmıştır. Sanık ...'in savunmasında; üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, bozma ilâmı üzerine ise önceki savunmalarını tekrar etmekle birlikte yapılan ihtarata rağmen gümrüklenmiş değerin iki katı kadar olan tutarı Maliye Hâzinesi'ne ödemediği belirlenmiştir. Ele geçirilen akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakalarının dosya arasına alındığı, gümrüklenmiş değerlerinin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif" değer aralığında olduğu görülmüştür. 23.07.2014 tarihli Tübitak MAM raporuna göre; ele geçen akaryakıtın ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, standartlara uygun olmadığı ve numunenin motorin esaslı olup solvent ve yağ içerdiği bildirilmiştir. Tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın sürücüsü, diğer sanık ... adına kayıtlı olan ticari nitelikteki araçta, ticarî miktar ve mahiyette gümrük kaçağı akaryakıtın ele geçirilmesi karşısında, sanıkların atılı suçu işledikleri sabit kabul edilip haklarında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanıklar hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Katılan lehine hükmolunan vekâlet ücretini sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, 2.İadesine karar verilen araç plakasının ... yerine olayla ilgisi bulunmayan ... olarak yazılması, 3.Suç konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise, kaçak akaryakıtın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, isabetli bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ile sanık ... müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün vekâlet ücretine ilişkin paragrafına ''alınarak'' ibaresinden önce gelmek üzere ''eşit olarak'' ibaresinin eklenmesi, hükmün dava konusu aracın iadesine ilişkin bendinde yer alan "...." ibaresinin çıkartılarak yerine "..." ibaresinin eklenmesi ve hükmün kaçak akaryakıtın müsaderesine ilişkin bendi çıkartılarak yerine ''Suç konusu kaçak akaryakıtın tasfiye edilmesi halinde tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına, tasfiye edilmemesi halinde ise, kaçak akaryakıtın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükümlerin Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/14482, K. 2024/10190, T. 21.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-14482-e-2024-10190-k-10d29c8743d4