Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/269 E. 2023/2660 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2020/269
Karar No
2023/2660
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/375 (E) ve 2015/412 (K) ..., SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi sanık ... müdafii, sanık ..., sanık ..., sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzelterek Onama Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; A.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin suçta kullanılan ,...plakalı nakil aracının müsaderesi ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede; İddianamede müsaderesi talep edilmeyen ve mahkemece de herhangi bir hüküm kurulmayan nakil aracı hakkında incelemeye konu bir hüküm bulunmadığından bu konuyla ilgili talebin incelenmeksizin iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na TEVDİİNE, B.Sanıklar ..., ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Tüm dosya kapsamının incelenmesinde; kolluk görevlilerince kaçakçılığın önlenmesine yönelik yapılan çalışmalarda Can ... Akaryakıt İstasyonu'nda ucuz akaryakıt satıldığı bilgisi edinilmesi üzerine, Kars Sulh Ceza Hakimliğinden alınan arama kararına istinaden istasyonda yapılan incelemede 79 DF 676 plakalı otobüse akaryakıt ikmali yapıldığının görülmesi üzerine hem otobüsün deposundan, hem de pompadan alınan numunelerin geçersiz sonuç verdiği ve toplamda 2.275 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği, sanık ...’in aşamalarda 2-3 yıl öncesine kadar şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu fakat sonradan pay almadan şirketten ayrıldığını, kardeşi ile anlaşmazlık yaşadığı için resmi kayıtlarla ilgili de kendisi ile görüşmediğini beyan ettiği, sanıklar ... ve ...’ın ise aşamalarda bahsi geçen istasyona otogara yakın olması sebebi ile gittiklerini, kaçak akaryakıt satıldığından bilgilerinin olmadığını beyan ettikleri anlaşılmakla, sanıkların savunmalarının aksine kaçakçılık eylemine iştirak ettiğine dair mahkumiyetlerine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden beraatleri yerine yazılı gerekçeyle mahkumiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ile müdafiinin, sanıklar ... ile ...’ın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, C. Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde ise; 1.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun’un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden doğrudan 5607 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası gereğince yazılı şekilde hüküm tesisi, 2. 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, Kabule göre de; 1.Sanığa ait akaryakıt istasyonunda 1.790 litre markersız akaryakıt ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Kanun’un 61 ... maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında fiili, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde alt sınırdan uzaklaşarak teşdit uygulanmasını gerektirmediği halde, hakkaniyet ölçüleri ile bağdaşmayacak biçimde sanık ... hakkında asgari hadden ayrılarak fazla ceza tayini, 2.Dosya kapsamına göre diğer sanıklar ..., ... ve ...’ın atılı suça iştirak ettiklerine dair mahkumiyetlerine yeter, her türlü şüpheden, uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması karşısında; 5607 sayılı Kanun’un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen toplu kaçakçılık suçunun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun bulunmadığı ve sanıkların eyleminin bireysel kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden toplu kaçakçılıktan hüküm kurularak fazla ceza tayini, 3.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrasına göre müsaderesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık ... ile müdafiinin ve sanık ... müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 ... maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/269, K. 2023/2660, T. 08.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2020-269-e-2023-2660-k-9f87d49f86fa