Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/2270 E. 2023/10406 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/2270
- Karar No
- 2023/10406
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/500 E., 2015/835 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Sanık ... Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Sanığa usulüne uygun olarak tebliğ edilen hükmü, dosyaya sonradan vekâletname sunan sanık müdafiin 7 günlük yasal süreden sonra temyiz etmesi nedeniyle temyiz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Sanık ...'nun Temyiz İsteği Yönünden Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/835 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'nun temyiz talebi, verilen kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, 16.07.2013 tarihinde Gürcistan'dan gelip ... Sınır Kapısından yurda giriş yapan inceleme dışı sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın X-Ray'e sevk edilmesi sonucunda 3 adet büyük siyah poşet içerisinde 220 kg yaprak tütün, 160 kg şeftali, 140 kg nektari, 264 kg domates, 178 kg salatalık, 48 kg karayemiş, 156 kg armut ve 11,50 kg böğürtlen olmak üzere yaklaşık 957,50 kg sebze-meyve ele geçirildiği olayda, kamera kayıtları incelendiğinde sanık ...'nun şoförü olduğu ... plakalı aracın X-Ray'a sevk edileceğini öğrenmesi üzerine sanıklar ..., ... ve ... tarafından siyah poşetlerin ... plakalı araçtan ... plakalı araca aktarıldığının tespit edildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...'nun aşamalardaki savunmasından özetle, olay günü ... Sınır Kapısından ülkeye giriş yaptığını ve X-Ray'e sevk edildiğini, görevlilerin uyarması üzerine araçtaki poşetleri indirerek arkadaşına ait olan ... plakalı araca koyduğunu, ancak amacının eşyaları kaçırmak olmadığını, işlerinin uzun süreceğini düşünmesi ve poşetlerde yiyecek ürünleri olması nedeniyle başka araca aktardığını beyan ettiği anlaşılmıştır. 3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE A.Sanık ... Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Sanığa usulüne uygun olarak 03.03.2016 tarihinde tebliğ edilen hükmü, yasal süresinden sonra 18.03.2016 tarihinde temyiz etmiş bulunan sanık müdafiin temyiz talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B.Sanık ...'nun Temyiz İsteği Yönünden Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/835 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, 16.07.2013 tarihinde Gürcistan'dan gelip ... Sınır Kapısından yurda giriş yapan inceleme dışı sanık ...'nun sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta 3 adet büyük siyah poşet içerisinde 220 kg yaprak tütün ve yaklaşık 957,50 kg sebze-meyve ele geçirildiği olayda, kamera kayıtları incelendiğinde sanık ...'nun şoförü olduğu ... plakalı aracın X-Ray'a sevk edileceğini öğrenmesi üzerine sanıklar ..., ... ve ... tarafından siyah poşetlerin ... plakalı araçtan ... plakalı araca aktarıldığının tespit edildiği olayda, sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; Suç tarihi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre 5237 sayılı Kanun'un 44 üncü maddesi gereği, sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ile 6545, 7423 ve 7242 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin birinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Sanıkların eylemlerinin toplu kaçakçılık kapsamında olması rağmen sanıklara verilen cezada 5607 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasının uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Sanık ...'nun şoförü olduğu ... plakalı aracın X-Ray'a sevk edileceğini öğrenilmesi üzerine sanıklar ..., ... ve ... tarafından siyah poşetlerin ... plakalı araçtan inceleme dışı sanık ...'nun aracına aktarıldığının kamera kayıtlarıyla tespit edildiği olayda, sanık ... hakkında ayrı bir soruşturma yürütüldüğü ve Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/703 Esas, 2014/248 Karar sayılı dosyasının bulunduğu göz önüne alınarak, bu dosyanın akıbetinin araştırılması ve temyiz incelemesine konu iş bu dava dosyası ile Hopa Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/703 Esas, 2014/248 Karar sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle davaların birleştirilerek ve deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık ... Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin vaki temyiz inceleme isteğinin 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B.Sanık ...'nun Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Hopa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.12.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/835 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2023 tarihinde karar verildi.