Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/1195 E. 2023/10759 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/1195
- Karar No
- 2023/10759
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/209 E., 2016/706 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan malen sorumlu vekilinin hükmü temyize hakkı bulunduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Batman 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/706 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca neticeten 1 yıl 8 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz sebebi, nakil aracının müsaderesi hususunda karar verilmemesine, erteleme kararının usul ve Kanun'a aykırı olduğuna ve resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. Malen sorumlu vekilinin temyiz sebebi, malen sorumlunun nakil aracının suçta kullanılacağından haberdar olmadığına, araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılması gerektiğine, araç hakkında karar verilmediğinden mağdur olduklarına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağına göre, Batman ili Hasankeyf yolu üzerinde ... İlçesinde ... Caddesi üzerinde önleme araması kararına istinaden yapılan uygulamada sanığın sürücüsü olduğu tankerde yapılan aramada 19.000 litre motorin olduğu değerlendirilen sıvı madde ele geçtiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmalarında; tankerde şoför olarak çalıştığını, suça konu ürünün faturasının bulunmadığını, Burhan isimli şahsın atık yağ olarak beyan ettiği ürünü çalıştığı şirketten habersiz ek gelir elde etmek için taşıdığını, kaçak akaryakıt olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3.Dosyada mevcut TÜBİTAK MAM analiz raporuna göre; motorin numunesinin ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu, teknik düzenlemeye uygun akaryakıt olmadığı, kaçak akaryakıt olabileceği ve araçlarda yakıt olarak kullanılabileceği tespit edilmiştir. 4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Batman 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/706 Karar sayılı kararı ile; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki tankerde toplam 19.000 litre kaçak akaryakıt ele geçirildiği olayda, ele geçen gümrük kaçağı akaryakıtın miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu anlaşılmakla, sanığın suça konu kaçak akaryakıtı ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile mahkumiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yer verilen; "Cezası ertelenen hükümlü hakkında bir yıldan az, üç yıldan fazla olmamak üzere bir denetim süresi belirlenir. Bu sürenin alt sınırı mahkum olunan cezadan az olamaz" şeklindeki düzenlemeye aykırı olarak sanık hakkında hapis cezası ertelendiği hâlde denetim süresinin en az 1 yıl 8 ... yerine, 1 yıl olarak belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 4.Suç konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi,hukuka aykırı bulunmuştur. 5.İddianamede müsaderesi talep edilen nakil aracı hakkında olumlu olumsuz karar verilmemesi, isabetli bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Batman 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 06.06.2016 tarihli ve 2016/209 Esas, 2016/706 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekili ile malen sorumlu vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2023 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, katılan ... İdaresi ile malen sorumlu vekilinin temyizi üzerine sayın çoğunluğun bozmaya ilişkin diğer gerekçelerine katılmakla birlikte, ayrıca aşağıda belirtilen nedenlerle de bozulması gerekirdi. Şöyle ki; 1) 5271 sayılı CMK.nun 237. maddesi uyarınca suçtan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan malen sorumlu şirket yargılamadan haberdar edilmeksizin yokluğunda hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK.nun 233 ve 234.maddelerine aykırı davranılması; 2) 19.000 litre akaryakıt ele geçirilen olayda, 5237 sayılı TCK'nun 61 ve 3/1. maddeleri uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kastı ve işlenen suçun ağırlığıyla orantılı ceza tayini gerektiği dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden eylemi nedeniyle temel cezanın teşdiden alt sınırdan uzaklaşılarak tayini gerektiğinin gözetilmemesi; Gerekçeleriyle de kurulan hükmün bozulmasına karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyoruz.06.12.2023