Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/1791 E. 2013/23811 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2013/1791
- Karar No
- 2013/23811
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Kaçakçılık suçundan doğan ve kamu zararı olarak kabul edilen "eşyanın ithalinde öngörülen gümrük vergileri ve diğer eş etkili vergiler ile mali yükler" toplam tutarının sanık tarafından giderilmemiş olması nedeniyle, sanık hakkında 5271 sayılı CMK.nun 231.maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılması hususunda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması üye ...'ın karşı oyu ve oyçokluğuyla sonuca etkili görülmediğinden ve 4926 sayılı yasa nedeniyle tayin edilen tazmini nitelikte adli para cezasının taksite bölünemeyeceğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2-Dava konusu eşya için bilirkişinin belirlediği cif değere göre, 5.403,57 TL olarak hesaplanan gümrüklenmiş değerin 3 katı üzerinden sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği halde sanık hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini, 3-Sanık hakkında 4926 sayılı yasaya göre tayin edilecek temel cezada, ele geçen eşyanın değeri suç tarihine göre pek hafif olduğundan, anılan kanunun 4/3.maddesine göre üçte birine kadar indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.12.2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün 18157 sayı ve 22.07.2008 tarihli yazısı ile eşyanın müsaderesinin mümkün olmaması halinde gümrüklenmiş değer ya da kaim değeri eşit tutarda zararın sanıktan tahsili ile kamu zararının karşılanacağı benzer dosyalarda bildirilmiş olması nedeniyle mevcut davada da suç eşyasına el konulmuş ve zoralımına karar verilmiş olmasına göre zoralım nedeniyle idarenin zararı olmamasına rağmen "zararın giderilmediği" gerekçesiyle, ayrıca CMK 231/9.fıkraya göre tazminatın denetim süresince de giderilmesi mümkün olduğundan CMK 231.maddesinin uygulanmaması usul ve yasaya aykırı olup hükmün bu nedenle de bozulması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun verdiği karara katılmıyorum.