Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2013/1567 E. 2013/9891 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2013/1567
Karar No
2013/9891
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 Sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere, iade Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 4926 Sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği hususu ile suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun belirtilmiş olması karşısında, sanıklara soruşturma aşamasında ön ödeme önerisi tebliği yapılmaksızın açılan kamu davasının yargılaması sonucunda kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu gözetilerek, kovuşturma aşamasında dava konusu eşyanın bilirkişi tarafından belirlenen CİF değeri üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılan gümrüklenmiş değerin 4,5 katı 80.694 TL olduğu halde sehven 80.964 TL üzerinden sanıklara ön ödeme önerisinde bulunulduğu anlaşıldığından, doğru miktar üzerinden sanıklara müteselsilen sorumlu olmak üzere yeniden ön ödeme önerisinde bulunularak sonucuna göre hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 1) Hükmedilen tazmini nitelikteki adli para cezasından 5237 sayılı TCK.nun 62.maddesi uyarınca takdiri indirim uygulanamayacağı halde mahkemece bu hüküm uygulanarak eksik cezaya hükmedilmesi, 2) 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza takdir edilmesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3) Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran " hafif " olduğu halde mahkemece kaçakçılık suçundan dolayı mükerrir olmayan sanık ... ... hakkında 4926 sayılı Yasanın 4/3.maddesi uyarınca indirim yapılmaması, 4) Sanıkların tazmini para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği halde nisbi harca hükmedilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA 30.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2013/1567, K. 2013/9891, T. 30.04.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2013-1567-e-2013-9891-k-5f79ede3082d