Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/27188 E. 2013/8792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/27188
- Karar No
- 2013/8792
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekilli 24.06.2010 hakim havaleli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğinden sanıklar müdafiinin temyizine yönelik yapılan incelemede; Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran "pek fahiş" olduğu halde mahkemece değer normal kabul edilerek sanık hakkında 4926 sayılı yasanın 4/3. maddesi uyarınca arttırım yapılmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 1- Sanık ... adına yargılama aşamasında çıkartılan ön ödeme ihtaratı içeren tebligatın Tebligat kanunu 35. maddesine göre usulüne aykırı olarak çıkartıldığı görülmekle sanığa, 4926 sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "Gümrük İdaresince" ibaresinin hükümden sonra 30/12/2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18/09/2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği gözetilerek bilirkişice belirlenen gümrüklenmiş değerinin 4.5 katı üzerinden ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, suç vasfında yanılgıya düşülerek eylem bireysel kaçakçılık olarak kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi, 2- Sanık ...'ün içinde yakalandığı 73 AL 117 plakalı aracın müsaderesi talep edildiği halde bu hususta olumlu ya da olumsuz hüküm kurulmaması; Kabule göre ise; 3- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 32l. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.04.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.