Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/27142 E. 2013/11230 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/27142
- Karar No
- 2013/11230
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 5411 Sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülük Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1- Şikayetçi ... vekilinin temyizine yönelik incelemede; Açılan davanın niteliğine göre suçtan doğrudan doğruya zarar görmeyen mudi ...'ın davaya katılmasına karar verilmesi hukuken geçersiz olup hükmü temyize hak vermeyeceğinden şikayetçi vekilinin temyiz taleplerinin 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2- Sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyizlerine yönelik incelemeye gelince; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, a- Ziraat Bankası Narlıdere Şubesinde yönetmen yardımcısı olarak çalışan sanık hakkında 09.09.2008 ile 11.11.2008 tarihleri arasında 7 ayrı müşteri hesabından mudilerin bilgisi dışında hesaplarından para çekerek zimmetine geçirdiği iddiasıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 160/1 maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açıldığı, yapılan yargılamada; sanığın bir kısım işlemler için düzenlediği tediye fişlerinde mudi imzalarının bulunmadığı, bazı işlemlerde tediye fişlerini yazdırmadığı, ... adlı mudinin hesabından yapılan 2 ayrı işlemde boş tediye fişlerine mudi imzasını alıp kullandığı anlaşılmış olup, anılan mudinin beyanlarında ise sanığı tanıdığını, ona itibar ettiğini, parayı nasıl değerledireceği konusunda fikir alıp önerilerine uyduğunu, 09.09.2008 tarihinde bilgisi dahilinde gerçekleşen bir işlem sırasında sanığın kendisinden 3-4 tane boş kağıda imzasını aldığını belirtmesi karşısında, mudinin rızası ile hesabının kontrolünün sanığa devredildiğinin anlaşıldığı, sözkonusu 09.09.2008 tarihli ve 00953 ve 00957 nolu fişlerle yapılan işlemlerin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı gözetilmeden davaya konu tüm eylemlerin zimmet suçu olarak kabul edilmesi, b- İzmir 1. İş Mahkemesinin 27.08.2009 tarih 2009/92-381 sayılı ilamı ile, zimmete konu işlemler nedeniyle katılan bankaya verdiği zararın sanıktan tazminine karar verildiği anılan kararın 21.09.2009 tarihinde kesinleştiği halde aynı konuda yeniden tazmin kararı ve buna bağlı olarak da nispi vekalet ücreti ile nispi harca hükmedilmesi, c- TCK'nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yazılı sanığın kendi altsoyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, altsoyu dışında kalanlarla ilgili hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hiçbir ayrım yapılmaksızın koşullu salıvermeye kadar hak yoksunluğuna hükmolunması, Yasaya aykırı, sanık müdafii ile katılan ... vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 günü oyçokluğuyla karar verilmesi. KARŞI OY Mudi ...'ın bankadan zararını tahsil edemediği bu nedenle suçtan doğrudan doğruya zarar gördüğü cihetle mudinin katılma talebinin reddine ilişkin çoğunluğun 1 numaralı kararına, ayrıca mudi Burhan Türkayoğlu'nu kandırılarak boş dekonta imzasının alınıp zimmete para geçiren sanığın eyleminin nitelikli zimmet suçunu oluşturduğundan çoğunluğun 2-a numaralı bozma kararına katılmıyorum.