Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/23725 E. 2012/26008 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/23725
- Karar No
- 2012/26008
- Karar Tarihi
Yoklama kaçağı olup 3 aydan sonra gelmek suçundan sanık ...'in, 1111 sayılı Askerlik Kanununun 89. maddesi gereğince 750,00 Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Cihanbeyli Sulh Ceza Mahkemesinin 07.09.2011 tarihli ve 2010/178 esas, 2011/37 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesinin 03.01.2012 tarihli ve 2012/3 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.08.2012 gün ve 47407 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29.08.2012 gün ve KYB. 2012-224377 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Dosya kapsamına göre;
1-13.02.2009 tarihli TRT duyurusu ile son yoklamasını yaptırmak için en geç 13.05.2009 tarihine kadar askerlik şubesine müracaat etmesi gerektiği bildirilen tebligatsız yoklama kaçağı durumundaki yükümlünün emsallerinin son kafilesinin sevk tarihinin, TRT duyurusu ile bildirilen son yoklama tarihinden önce olduğu, böylece kabahatlinin 14.05.2009 tarihinde yoklama kaçağı kalarak, bu tarihten itibaren dört aydan sonra bir yıl içinde kendiliğinden geldiği anlaşılmakla idari para cezasının 500,00 Türk lirası olarak belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesinde,
2-Yoklama kaçağı kaldıktan sonra yükümlünün, askerlik şubesince ilk sevk edildiği kıtasına gecikmeksizin katılıp katılmadığı hususu araştırılarak, hakkında, bu halde eylemine ilişkin idari para cezasının yarısına hükmolunacağını öngören 1111 sayılı Askerlik Kanununun 89/4-son cümlesi hükmünün uygulama olanağının tartışılmamasında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
1-5271 sayılı CMK'nun 309.maddesinde yer alan “kanun yararına bozma” istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı başvurulan olağandışı (olağanüstü) bir yasa yoludur.
Kanun yararına bozma yolu, yasaların eşit olarak daha doğrusu, aynı (tek) biçimde uygulanmasını sağlamak için salt yasa yararına benimsenmiş olağanüstü bir yasa yoludur. Bu nedenle çarpıcı hukuki aykırılıklara konu edilebilecek sıra dışı bir yasa yoludur. Yargıtay’ın hukuki sorunlarla ilgili bozma yetkisi de “kanun yararına bozma” yasa yolunda, olağan temyiz yoluna oranla çok sınırlıdır. Çünkü, olağan temyiz yasa yolundaki bozma yetkisinin, olağandışı bir yasa yolu olan kanun yararına bozmada da kullanılması, yargının kesinlik otoritesine (hüküm dokunulmazlığına) ters düşer. Bundan dolayı, “kanun yararına bozma” yasa yolunun olağandışılığının ve ayrık nitelikte olmasının, duyarlılıkla korunması ve belirgin ve salt hukuki yanılgılarda bu yola gidilmesi zorunludur.
Bu bağlamda ele alındığında, gerekçe, kanıtların değerlendirilmesi gibi maddi sorunlar kanun yararına bozmanın dışındadır. Yine, hukuka aykırılıkla ilgili olmayan, yalnız maddi/fiili ve de takdiri sorunlarla ilgili olan, Yargıtay’ın ilk derece mahkemelerinin yerine geçerek karar veremeyeceği ve düzeltme yapamayacağı konularda bu yola gidilmesi olanaksızdır. Başka bir deyişle, kanun yararına bozma üzerine, yeniden yargılamayı gerektirmeyecek konularda, Yargıtay’ın ilk derece mahkemesi yerine geçerek bir düzeltme yapabileceği sorunlarla sınırlıdır.
Somut olayda, kabahatli hakkında 1111 sayılı Yasa'nın 89/4-son cümle maddesinin uygulanması ihtimaline göre, yoklama kaçağı kaldıktan sonra askerlik şubesince ilk sevk edildiği kıtasına gecikmeksizin katılıp katılmadığı hususunun araştırılmamış olmasının (eksik araştırma), kanun yararına bozma talebine konu edildiği anlaşılmaktadır.
Yukarıda anlatıldığı üzere, bu husus kanun yararına bozma yolunun kapsamına girmeyen konulardandır.
Bu nedenle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinde belirtilen 2 nolu neden yerinde görülmediğinden, bu yöne ilişkin olarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma isteminin REDDİNE,
2-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriğinde belirtilen 1 nolu neden yerinde görüldüğünden, Cihanbeyli Asliye Ceza Mahkemesi'nin 03.01.2012 gün ve 2012/3 D.İş sayılı kararının CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, cezanın 500,00TL'na indirilmesine, infazın bu miktar adli para cezası üzerinden yapılmasına, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.