Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/22680 E. 2013/18426 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22680
- Karar No
- 2013/18426
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Sanık ... hakkında hükümlülük, müsadere, diğer sanık hakkında beraat Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İddianame ile ölüm nedeniyle hakkında takipsizlik kararı verilen şüpheli ... ait 1370 Lt. mazot ile 2 adet dinamonun müsaderesine karar verilmesi talep edildiği halde, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş ise de, mahkemesince talep konusunda her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür. I- Sanık ...'nun yasal temyiz süresi geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği anlaşıldığından, temyiz talebinin 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan CMUK'nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE, II- Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sunulan faturaların dava konusu eşyayı miktar itibariyle temsil etmediği de gözetilerek, tüm dosya kapsamına göre sübut bulan atılı suçtan sanığın cezalandırılması yerine, delillerin takdirinde yanılgıya düşülmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, III- Katılan vekilinin temyiz itirazları dava konusu nakil vasıtasının iadesine ilişkin ise de, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine veya iadesine karar verilebilmesi hususunun, sanığın hukuki durumuna bağlı bulunması nedeniyle, sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün esastan incelenmesinde ise; Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, 1- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak vermeyecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri pek hafif olduğu halde, hafif kabul edilerek fazla ceza tayini, 3- Hükümden önce, 27.04.2005 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak 01.05.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 sayılı Yasa'nın 22. maddesi ile 5083 sayılı Yasa'nın 2. maddesine eklenen fıkrada yer alan "İlgili kanunları gereğince uygulanacak adlî ve idarî para cezalarının hesaplanmasında ve ödenmesinde, bir Yeni Türk Lirası'nın (1 YTL) altında kalan tutarlar dikkate alınmaz." şeklindeki hükmünün gözetilmemesi, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.