Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/22603 E. 2012/25586 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/22603
Karar No
2012/25586
Karar Tarihi

Kaçakçılığa konu eşyayı bu özelliğini bilerek ticari amaçla satmak suçundan sanık ...'un, 5607 sayılı kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 ve 52/1.maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 500 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5.maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/04/2011 tarihli ve 2011/262-358 sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, sanığın deneme süresi içerisinde suç işlediğinden bahisle 5271 sayılı Kanun'un 231/11.maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasına, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/5, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62, 52/1 ve 51.maddeleri uyarınca 5 ay hapis ve 500 Türk lirası adli para cezaları ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ilişkin, aynı Mahkemenin 14/05/2012 tarihli ve 2011/262-358 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 03.07.2012 gün ve 40257 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.07.2012 gün ve KYB. 2012-189545 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, duruşma açılarak sanık hakkında hüküm kurulmuş ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11.fıkrasında yer alan "Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serberstlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirilerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkumiyet hükmü kurulabilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemece sanığın celp edilmesi, varsa diyecekleri sorulup, anılan fıkra uyarınca değerlendirme yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, savunma hakkını kısıtlayacak biçimde yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Sanığa isnat edilen suçun 4733 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği cihetle, açılan kamu davasına katılma ve hükmü temyize yetkisi bulunan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumuna gıyabi kararın tebliğ edilmesi gerektiği halde, bu zorunlulukların yerine getirilmemesi karşısında Kayseri 1. Asliye Ceza Mahkemesinin anılan kararının kesinleşmediği anlaşıldığından, yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 15.10.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/22603, K. 2012/25586, T. 15.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-22603-e-2012-25586-k-3b407fcd6f53