Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/22106 E. 2012/25697 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/22106
- Karar No
- 2012/25697
- Karar Tarihi
Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü bulunan ...'in, cezaevinde haftalık telefon konuşması yapmakta iken hükümlü Mehmet Deniz'e küfür ederek ağzından çıkardığı jiletle saldırmaya çalıştığı gerekçesiyle 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 44/3-g maddesine aykırı hareket etmekten "20 gün süre ile hücreye koyma" disiplin cezası ile cezalandırılmasına dair anılan Ceza İnfaz Kurumu Disiplin Kurulu Başkanlığının 10/10/2011 tarihli ve 2011/505 sayılı kararına hükümlü ...'in itirazının reddi ile hücreye koyma disiplin cezasının onaylanmasına dair Kütahya İnfaz Hakimliğinin 31/10/2011 tarihli ve 2011/121 dosya, 2011/127 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 13.04.2012 gün ve 22190 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2012 gün ve KYB. 2012-112031 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Mezkür ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 31/08/2006 tarihli ve 2006/10881 esas, 2006/09823 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkında Kanun'un 48/3-a maddesi 1.cümlesinde yer alan "Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hakiminin onayı ile başlanır." şeklindeki düzenlemenin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğu, anılan Kanun'un 52.maddesi yollamasıyla disiplin cezalarına karşı şikayet ve itiraz durumunda 4675 sayılı İnfaz Hakimliği Kanunu'nun ilgili hükümlerinin uygulanacağı, keza anılan Kanun'un 5.maddesinde işlem ve faaliyetin öğrenildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde şikayet yoluyla infaz hakimliğine başvurulabileceği, bu karar karşı da tebliğinden itibaren bir hafta içinde ağır ceza mahkemesine itiraz yoluna gidilebileceği şeklindeki düzenleme karşısında, Kütahya E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Disiplin Kurulu Başkanlığınca verilen 10/10/2011 tarihli ve 2011/501 sayılı hücreye koyma cezasına karşı 15 günlük şikayet süresi beklenmeden, kararın henüz kesinleşmediği bir dönemde infaz hakimliğine onaya sunulamayacağı nazara alındığında, hükümlü hakkındaki hücreye koyma cezasının onaylanmasına dair itiraz edilmeksizin kesinleşen Kütahya İnfaz Hakimliğinin 31/10/2011 tarihli ve 2011/121 dosya, 2011/127 sayılı kararında isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü;
Kanun yararına bozma isteminde şikayet süresi beklenilmeden kesinleşmemiş kararın onaya sunulamayacağı belirtilmiş ise de Disiplin Kurulu Başkanlığının 10.10.2011 tarihli kararına ... tarafından 12.10.2011 tarihinde şikayet mahiyetinde olmak üzere itiraz edildiği, dolayısıyla şikayet süresinin beklenmemesi durumunun söz konusu olmadığı fakat 5275 sayılı yasanın 48/3-a maddesi 1.cümlesinde yer alan “hücreye koyma cezasının infazına, infaz hakiminin onayı ile başlanır.” şeklindeki düzenlemenin kesinleşmiş hücre cezaları için geçerli olduğunun anlaşılması karşısında, Kütahya İnfaz Hakimliğinin sadece şikayet konusunda bir karar vermesi gerekirken aynı zamanda disiplin cezasının onaylanmasına da karar vermesi yasaya aykırı olup,
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği bu yönüyle yerinde görüldüğünden Kütahya İnfaz Hakimliğinin 31.10.2011 gün ve 2011/121 Esas, 2011/127 Karar sayılı kararının,CMK.nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince düşünülmesine, 16.10.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
5275 sayılı yasanın 48/3-a fıkrasına göre "Hücreye koyma cezasının infazına, infaz hakiminin onayı ile başlanır." denmiş olmasına, infaz hakimide bu madde uyarınca verilen hücre cezasını onaylamasına göre verilen karar doğru olup kanun yararına bozma talebinin reddi gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun kabul kararına katılmıyorum.