Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/19167 E. 2013/10647 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/19167
- Karar No
- 2013/10647
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Hükümlülük ve müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Soruşturma evresinde, 4926 sayılı yasanın 34.maddesi uyarınca, sanığa 06.01.2006 tarihinde tebliğ edilen ödeme önerisi üzerine anılan maddedeki 30 günlük süre beklenmeden dava açılmış olup, yasa ile konulmuş sürenin değiştirilemeyeceği gözetilerek 30 günlük yasal ön ödeme süresinin beklenilmeden kamu davası açılmak suretiyle sanığın önödemeye uymadığından bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, 4926 sayılı yasanın 34. maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir" düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.9.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan, dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilen CİF değer üzerinden belirlenen, lehe gümrüklenmiş değere göre ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken soruşturma aşamasında gümrüğün tespit etmiş olduğu gümrüklenmiş değer esas alınarak yapılan ön ödeme teklifinin, yerine getirilmediğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi, 2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Kabul ve uygulamaya göre de; 3-Sanığın eylemi bireysel kabul edilerek, bireysel kaçakçılıktan hüküm kurulduğu halde "müteselsilen "denilmek suretiyle çelişkiye düşülmesi; 4-Gerekçeli kararda iddianame ve savunmalara yer verilmeyerek CMK'nın 230/1-a maddesine muhalefet edilmesi; Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.Maddesi uyarınca BOZULMASINA, 15.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.