Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/11980 E. 2012/19354 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/11980
Karar No
2012/19354
Karar Tarihi

Kaçakçılık suçundan sanık ...'ın, 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanunun 25/2, 33/son maddeleri gereğince 1.725.666 Türk lirası ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.1996 tarihli ve 1995/295 esas, 1996/43 sayılı kararının infazını müteakip, hükümlünün 15.08.2011 tarihli dilekçesi ile yaptığı sabıka kaydının silinmesi talebi üzerine, 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2/2. maddesi uyarınca arşiv kaydının silinmesine ilişkin aynı Mahkemenin 17.08.2011 tarihli ve 2011/242 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.02.2012 gün ve 9909 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 12.03.2012 gün ve KYB. 2012-59509 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 5352 sayılı Adli Sicil Kanununun geçici 2. maddesi 2. fıkrasında "Birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan hükmün esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak, Anayasanın 76 ncı maddesi ve özel kanunlarda sayılan suç ve mahkumiyetler dışındaki kayıtlar için ilgilinin, Cumhuriyet Başsavcılığının veya Adli Sicil ve istatistik Genel Müdürlüğünün talebi üzerine hükmü veren mahkemece veya talep edenin bulunduğu yer asliye ceza mahkemesince arşiv kaydının silinmesine karar verilir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, sanığın eyleminin 1918 sayılı Kaçakçılığın Men ve Takibine Dair Kanun kapsamında olduğu anlaşıldığından, 5352 sayılı Kanunun geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmünün arşiv kaydından çıkarılmasının mümkün olmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.08.2011 gün ve 2011/242 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 30.05.2012 günü oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY YAZISI 1918 sayılı yasaya aykırı davranmak suçundan yargılanan sanığın Kadıköy 1. Asliye Ceza Mahkemesince sözü edilen yasanın 25/2 ve 33/son maddeleri uyarınca neticeten 1.725.666 Lira ağır para cezası ile mahkumiyetine, gümrüklenmiş değeri 5.177.000 TL olan kaçak eşyanın da müsaderesine 07.02.1996 tarihinde sanığın gıyabında hükmedilmiştir. Gıyabi karar sanığa 04.04.1996 günü tebliğ edilmiş, sanık vekili 08.04.1996 tarihli süre tutum dilekçesiyle hükmü temyiz etmiş, gerekçeli temyiz dilekçesini de 16.04.1996 tarihinde mahkemeye sunmuştur. Sanık vekilinin temyizi süresinde olup, müsaderesine karar verilen eşyanın gümrüklenmiş değerine göre temyiz olanağı bulunduğundan Dairece temyiz incelemesi yapılması gerekmesine karşın yasal süreden sonra vaki temyiz isteğinin reddine karar vermiştir. Daha sonra infaza verilen ilam, infazı sağlanmıştır. Bu duruma göre; sanık hakkındaki ilk hüküm kesinleşmemiş olup dava zamanaşımı da gerçekleşmiş olduğundan sonraki karar ve işlemlerin yokluğunun tespitiyle kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle çoğunluk kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/11980, K. 2012/19354, T. 16.04.1996, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-11980-e-2012-19354-k-b77857bb175c