Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2012/1068 E. 2013/5506 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2012/1068
Karar No
2013/5506
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı yasaya aykırılık HÜKÜM : Sanık ...'in beraatine, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Katılan vekili 14.09.2009 tarihli hakim havalesini içeren dilekçe ile temyizden vazgeçtiğinden sanıklar ... ve ...'in temyizi üzerine yapılan incelemede, 1- Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.01.2012 gün ve 2011/7-465 Esas, 2012/11 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı yasanın 5/son maddesinde belirtilen toplu kaçakçılık suçunun oluşabilmesi için eylemin iki veya daha fazla kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yeterli olduğunun belirtilmiş olması karşısında; tüm dosya kapsamına göre, isnat edilen eylemin toplu kaçakçılık olarak değerlendirilmesi ve 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile, mülga 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 34.maddesinin son fıkrasında yer alan, "..gümrük idaresince.." ibaresi, Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edildiğinden, dava konusu eşya hakkında konusunda uzman bilirkişinin kovuşturma aşamasında tespit ettiği CİF değere göre gümrük idaresine hesaplattırılan ve dosya kapsamına göre lehe olan gümrüklenmiş değerin 4.5 katı üzerinden müteselsilen sorumlu olmak üzere yeniden ön ödeme önerisinde bulunulup sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul ve uygulamaya göre de; 2- 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli takdir edilmesi halinde hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılı Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, 3-5237 sayılı TCK.nun 58 ve 5275 sayılı CGTİHK.nun 108.maddelerinde "mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbiri" uygulanmasına ilişkin düzenlemenin hapis cezasına özgü bulunduğu ve CGTİHK.nun adli para cezalarının infaz biçimini gösteren 106.maddesinde mükerrirlik ile ilgili bir düzenleme yer almadığı gözetilmeden, sanığa verilen adli para cezasının infazında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, mahkumiyeti halinde ceza miktarı yönüyle cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 04.03.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2012/1068, K. 2013/5506, T. 04.03.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2012-1068-e-2013-5506-k-c9c4e08ca8ea