Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/9204 E. 2013/14035 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/9204
- Karar No
- 2013/14035
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 5846 sayılı Yasaya muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğe, müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanığın işlettiği "... İletişim isimli işyerinde yapılan denetimde, raflarda 133 adet bandrolsüz film CD.si tespit edilerek sanık hakkında dava açıldığı, CD.ler üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, CD.lerin bandrole tabi eserler içerdiği anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunda belirlenen ve eserler yönünden hak sahiplerinin dosya kapsamında bir şikayetlerinin bulunmadığı dikkate alınarak suç tarihinin 06.11.2007 olması nedeniyle sanığın eylemi, suç tarihinde yürürlükte bulunan 5846 sayılı Kanunun 81/9-1-b maddesi ile 5728 sayılı Kanunla değişik 5846 sayılı Kanunun maddeleri kapsamında kalmaktadır. Bu nedenle sanık hakkında 5846 sayılı Yasa'nın 03/03/2004 tarih ve 5101 sayılı Yasanın 24. maddesi ile değişik 81/9-1-b maddesi ile aynı Yasa'nın 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı yasa ile değişik 81/4.maddesi hükümlerinin karşılaştırılarak lehe olan yasanın belirlenmesi ile sonucuna göre uygulama yapılması gerekirken, dosya kapsamında hak sahiplerinden birinin şikayeti bulunmadığı nazara alınmadan sanığın 5846 sayılı Kanunun 81/9-1-b.maddeleri uygulanarak yazılı şekilde karar verilmesi, 2-Uygulamaya göre de; 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesinde düzenlenen "suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi" ve diğer objektif ve sübjektif koşulların varlığı halinde, CMK'nun 231/5. madde ve fıkrası gereğince, sanık hakkında aynı yasanın 231/6-c maddesi de değerlendirilerek tespit edilen söz konusu zararın giderilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceği anlaşılmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 03.02.2009 tarih ve 2008/11-250 Esas, 2009/13 Karar sayılı kararında; "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının objektif koşullarından biri olan zarardan kast edilen maddi zarar olup, bu zararın belirlenmesinde teknik bilgiye ihtiyaç duyulmayan hallerde hakim, kanaat verici basit bir araştırma yaparak zararı belirlemelidir." denilmektedir. Bu ilkeler çerçevesinde, her olaya özgü ayn değerlendirme yapılarak, maddi zararın kanaat verici basit bir araştırma ile tespit edilebilmesi halinde zararın giderilebilmesi koşulundan bahsedilebileceği, somut olayda suçun işlenmesi ile ortaya çıkan ölçülebilir bir zarar bulunmadığı gibi, CMK'nun 231.maddesindeki diğer objektif ve sübjektif koşullar tartışma konusu yapılmadan yalnızca suçun işleniş biçimi denilmek suretiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi, 3-Hükmün dayanağı yapılan işyeri arama tutanağı, zapt etme tutanağı, arama kararı ve soruşturma evraklarının onaysız fotokopiden ibaret olması nedeniyle 5271 Sayılı CMK.nun 219.Maddesine muhalefet edilmesi, Yasaya aykırı olup, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.06.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.