Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/6954 E. 2012/1921 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6954
- Karar No
- 2012/1921
- Karar Tarihi
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na aykırı davranmak suçundan sanık ...'in, anılan Kanun'un 81/9-1-a (2 kez), 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80, 31/3 (2 kez), 62 (2 kez), 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99.maddeleri uyarınca 4.785 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına dair BAKIRKÖY 3.Çocuk Mahkemesinin 07.04.2009 tarihli ve 2006/2332 esas, 2009/220 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 22.04.2011 gün ve 21403 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 06.06.2011 gün ve KYB. 2011-188568 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1-5846 sayılı Kanun'un 81/9-1-a maddesinde öngörülen para cezasının alt sınırının 5.000,00 Türk Lirası olduğu ve hükmün 1 numaralı bendinde sanığın aynı eyleminden dolayı verilen para cezasının alt sınırdan tayin olunduğu halde, hükmün 2 numaralı bendinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir bir sebep gösterilmeksizin veya teşdit uygulandığına dair bir ibareye yer verilmeksizin temel cezanın 5.560,00 Türk Lirası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayin olunmasında, 2-Suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümlerinin karşılaştırılmak suretiyle hangisinin lehe olduğu hususunda bir değerlendirme yapılmaksızın doğrudan 5237 sayılı Kanun'un tatbik edilmesinde, 3-5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 99/1.maddesinde yer alan, "Bir kişi hakkında hükmolunan herbir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar." şeklindeki düzenleme nazara alındığında sanık hakkında hükmolunan iki ayrı para cezasının ayrı ayrı infaz edilmesi gerektiği gözetilmeden, para cezalarının toplanarak tek bir para cezasına hükmedilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Gıyabi kararın sanık ...'e tebliğine ilişkin 25.01.2010 günlü tebligat parçasında, tebligatı alan ve sanığın kardeşi olduğu belirtilen ...'in, ehil olup olmadığı ve sanık ile aynı çatı altında birlikte oturup oturmadığı belirtilmediğinden, tebliğ tarihi itibariyle belirtilen araştırmaların yapılması ve bu konuda belge düzenlendikten sonra iade edilmek üzere mahalline iadesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.02.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.