Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/6368 E. 2012/23484 K. – Kaçakçılık
Konu: Kaçakçılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/6368
- Karar No
- 2012/23484
- Karar Tarihi
- Konu
- Kaçakçılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık HÜKÜM : Sanıklar ... ve ...'nun beraatlerine, sanık ... hakkındaki davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1) Zamanaşımını kesen en son işlem olan sanıkların sorgusunun yapıldığı, 18.06.2002 tarihi itibariyle temyiz inceleme gününde sanıklar yararına hükümler içeren 765 sayılı TCK'nın 102/3 maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi tahakkuk etmiş bulunduğundan hükmün BOZULMASINA, anılan madde uyarınca sanıklar ... ve ... haklarındaki kamu davasının, zamanaşımı nedeniyle ORTADAN KALDIRILMASINA, 2) Sanık ... müdafii ile müdahil idare vekilinin bu sanık hakkındaki temyizine gelince; Sahte belgelere dayanılarak alınan dahilde işleme izin belgelerine istinaden, 05.01.1998 ile 28.08.1998 tarihleri arasında tescil edilen 11 adet gümrük giriş beyannamesiyle ithal edilen toplam 14.993.134 kilogram ekmeklik buğdayı, teşekkül oluşturmak suretiyle, sahte belgelere dayanarak ithal ettiği iddiasıyla, gümrük giriş beyannamelerini vekaletnameye istinaden beyan eden sıfatıyla düzenleyip imzalayan sanığın eyleminin, mahkemece de teşekkül halinde kaçakçılık suçunu oluşturacağı kabul edildiğine nazaran, eylemin, 5607 sayılı yasanın 3/2 ve 4/1. maddelerinde ifadesini bulan suça temas ettiği ve bu suçun yaptırımının da anılan yasada, üç yıldan onbeş yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza olarak öngörüldüğüne göre, belirtilen eylemi için suç tarihinde yürürlükte bulunan 1918 sayılı Yasanın 27/1-3 maddesinde, 10 yıldan 15 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza ve 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4926 sayılı yasanın 5/1. maddesinde de 2 yıldan 6 yıla kadar hürriyeti bağlayıcı ceza öngörüldüğü göz önüne alındığında, 4926 sayılı Yasada belirtilen ceza miktarının sanıklar lehine olduğu cihetle, olayda dava zamanaşımının da 765 sayılı TCK.nun 102/3 ve 104/2. maddelerinde öngörülen sürelere tabi bulunduğu ve suç tarihinden itibaren anılan maddelerde öngörülen zamanışımı süresinin henüz tahakkuk etmediği gözetilmeden, yazılı şekilde davanın zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı, müdahil idare vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 19.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.