Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/3202 E. 2013/16296 K. – Kaçakçılık

Konu: Kaçakçılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2011/3202
Karar No
2013/16296
Karar Tarihi
Konu
Kaçakçılık

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kaçakçılık HÜKÜM : Hükümlülük, müsadere

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I- Sanıklar ... ve ... müdafıinin bu sanıklar hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelemesinde; Dava konusu aracın sanık ... tarafından 18/12/2002 tarihinde Ankara 39. Noterliğinde sanıklardan ...'a 23.500 TL bedelle satılması, ...'ın babası olan diğer sanık ...'ın 25/10/2005 tarihinde Mustafakemalpaşa ilçesinde aracı kullanırken yakalanması ve sanıklar ... ile ...'ın soruşturma aşamasından beri değişmeyen savunmaları karşısında, adı geçen sanıkların ne suretle kaçakçılık suçuna iştirak ettiklerine dair gerekçe açıklanmadan yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi, II- Sanık ... müdafiinin bu sanık hakkındaki hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde; Mehmet Karahan'ın geçici ithalat rejimi kapsamında turistik kolaylıklardan yararlanılarak geçici olarak yurda giriş yapmış ve belirli bir süre sonra yurtdışı edilmesi gerekli olan araçlar ile ilgili olarak sahte belgeler tanzim ve kullanmak suretiyle bu araçların sahte kimlikli şahıslar aracılığıyla Trafik Tescil birimlerinde işlem yapılarak trafiğe tescil ettirildikten sonra üçüncü şahıslara satılması suretiyle millileştirildiği ve... , ..., ..., ... ve ... isimli şahısların bu işlemlere yardım ederek aracılık yaptıkları şeklinde meydana gelen olaylar kapsamında, Sanıklar hakkında resmi evrakta sahtecilik suçundan açılan davalardan bir kısmıyla ilgili olarak verilen mahkumiyet kararlarının temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiği, bir kısım mahkumiyet hükümlerinin ise temyiz incelemesini beklediği ve yine bir kısım davaların da yerel mahkemelerde devam ettiği, ayrıca sanıklar hakkında yukarıda anılan kaçakçılık eylemleri nedeniyle Türkiye'nin çeşitli yerlerinde bireysel ve teşekkül halinde kaçakçılık suçlarından açılan dayaların bulunduğunun anlaşılması karşısında; Suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Yasa'nın 5/1.madde fıkrasında, teşekkül oluşturmak suretiyle kaçakçılık fiileri nedeniyle, 2 ile 6 yıl arasında mahkemece takdir edilecek hürriyeti bağlayıcı cezaya ve aynı maddenin 2. fıkrasında belirtildiği şekilde mahkemece belirlenecek tutarda para cezası tayini gerektiği; suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı yasanın 4/1 maddesinde ise "Bu Kanunda tanımlanan suçların ve kabahatlerin, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza iki kat arttırılır" hükmünü içerdiği ve sanıkların eylemlerinin sübutu halinde kül olarak teşekkül halinde kaçakçılık fiilini oluşturabileceği gözetilerek, haklarındaki davaların birleştirilerek oluşacak duruma göre hüküm kurulması gerektiğinden, Buna göre, sanıklar hakkında benzer eylemleri nedeniyle teşekkül halinde ve bireysel kaçakçılık suçundan açılan ve derdest olan diğer davalar ile Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesindeki davaların Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesinde tek dosya altında birleştirildikten sonra, Karşıyaka 1. Ağır Ceza Mahkemesince dava konusu her bir eylem yönünden sahtecilik suçundan açılmış bir dava olup olmadığı ve sonuçlanıp sonuçlanmadığı da araştırılarak, karar verilip kesinleşen dosyaların getirtilerek incelenip kesinleşmiş karar örneklerinin dosya arasına konulması, devam eden davaların ise incelemelerinin yapılarak duruşma zaptına geçirilmesi ve iddianame ile ilgili evrakın örneklerinin dosya arasına konulması ve sanıklar Mehmet Karahan, ..., ..., ... ve ... hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığınca suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olmak suçundan açılan davanın akıbetinin araştırılarak derdest olması halinde bu dosya ile birleştirilmesinden sonra, sanıkların olaydaki fonksiyonlarına göre hukuki durumlarının tespit edilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi, III- Kabul ve uygulamaya göre de; 1- 4926 Sayılı yasanın 34.maddesinin son fıkrasında öngörülen "bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden sonra 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği hususu karşısında; kurulacak hüküm bakımından maddi gerçeğin belirlenmesinde zorunluluk bulunduğundan; dava konusu eşya konusunda uzman bilirkişi tarafından tespit edilecek CİF değer üzerinden belirlenecek gümrüklenmiş değere göre sanıklara yeniden ön ödeme önerisi tebliğ edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği ve sanıkların ön ödemeye uymamaları halinde ise 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı ceza takdir edilmesi halinde kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2) Suç tarihindeki ekonomik koşullar ve paranın satın alma gücüne nazaran dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri "hafif olduğu halde "normal" kabul edilerek sanığa fazla ceza tayini, 3) Sanıklar hakkında tazmini nitelikte adli para cezasına hükmedildiği cihetle takdiri indirim nedeni uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde eksik cezaya hükmedilmesi, 4) 5271 sayılı CMK.nun 5560, 5728 ve 6008 sayılı yasalar ile değişik 231.maddesinin 5, 6 ve 14.fıkralarında yapılan değişiklikler uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulaması olanaklı hale geldiğinden, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yasal koşullarının oluşup oluşmadığı hususunun kısa ve gerekçeli kararda tartışılmaması, Yasaya aykırı olup, sanıklar ... ve ... müdafii ile sanık ... müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanık ...'ın 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 08/07/2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2011/3202, K. 2013/16296, T. 08.07.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2011-3202-e-2013-16296-k-137ed95c2247