Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2011/11749 E. 2013/9631 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11749
- Karar No
- 2013/9631
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 Sayılı kanunu muhalefet HÜKÜM : Beraat, müsadere Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; Yapılan duruşmaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, gösterilen gerekçeye ve takdire göre katılan vekilin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Katılan vekilinin sanık ... hakkında kurulan beraat hükümünc yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise; Sanığın kaçakçılık suçundan cezalandırılması istemi ile açılan davanın yargılaması sonucunda, delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş ise de, Suça konu eşya ele geçirildikten sonra, sanığın karakola müracatla eşyanın akibetini sorduğuna yönelik bilgileri içeren 01.06.2006 tarihli olay tutanağı, anılan olay tutanağını doğrular nitelikteki tutanak tanıkları ... ve ... beyanları, dolaylı ikrar olarak nitelendirilebilecek mahiyetteki sanığın "... tarlamda çalışıyordum. Gümrük sahasının yanında bir kalabalık gördüm. Kalabalığa doğru yöneldiğimde askerler beni yakaladı. ..." şeklindeki savunması ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sabit olduğu anlaşılmakla; 4926 sayılı Yasa'nın 34. maddesinin son fıkrasında yer alan "Bu maddenin uygulanmasında para cezasına esas alınacak değer, gümrük idaresince belirlenen değerdir." düzenlemesindeki "gümrük idaresince" ibaresinin hükümden önce 30.12.2008 gün ve 27096 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi'nin 18.09.2008 gün ve 2006/47 Esas, 2008/144 Karar sayılı kararı ile Anayasaya aykırı görülerek iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, ön-ödeme önerisinin gereğinin yerine getirilmemesi nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sırasında 20.10.2007 tarihli bilirkişiler kurulu tarafından belirlenen gümrüklenmiş değerin daha lehe olduğu gözetilerek, bu değer esas alınmak suretiyle yeniden ön-ödeme önerisi tebliğ edilerek; Sanığın ön-ödeme önerisinin gereklerini yerine getirmemesi halinde, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK'nun 50. maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı Yasa'nın sanık lehine olabileceği gözetilerek; Olaya, suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31/03/2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun ilgili bütün hükümleri uygulanarak, elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi gerektiği de gözardı edilmeksizin; Sanığın cezalandırılması yerine, isabetsiz değerlendirme sonucu yazılı şekilde hükmün kurulması, Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.