Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/9776 E. 2011/26723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/9776
- Karar No
- 2011/26723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1086 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüğüne Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Hükümden sonra, 04/02/2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve 01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 12/01/2011 gün ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 450. maddesi ile 18/06/1927 tarihli ve 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ek ve değişiklikleri ile birlikte tümüyle yürürlükten kaldırıldığı, aynı yasanın 398. maddesi ile tedbire muhalefetin eylemlerinin yaptırımının ve görevli mahkemenin yeniden düzenlendiği dikkate alınıp, 5237 sayılı TCK.nun 7.maddesi gözetilerek, yeni yasal düzenlemelere göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinin gerekmesi, Bozmayı gerektirmiş olup, sanık ve üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, 07/12/2011 gününde oyçokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu değişikliği sonucu eski 113/A maddesinde yazılı suçun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununu 398.maddesinde yazılı disiplin hapsini gerektiren kabahate dönüşmesi karşısında ve dava zamanaşımı ile ilgili açık bir düzenleme bulunmadığı da gözetilerek 2004 sayılı İcra İflas Kanununun 354/3. maddesinde yazılı 2 yıllık yerine getirme zamanaşımı süresinin dava zamanaşımı süresi olarak da kabulünde zorunluluk bulunması ve bu durum karşısında kabahat tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiği de gözetilerek zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu değişiklik sonucu 113/A maddesinde yazılı suçun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 398.maddesinde yazılı disiplin hapsini gerektiren kabahate dönüşmesi karşısında Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25/04/2006 tarih ve 2006/16.HD-123 Esas, 2006/127 karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; İcra İflas Yasasının 16. bab kapsamındaki fiiller ikili bir ayırıma tabi tutularak, bir kısım eylemler suç olarak düzenlenip, hapis ve adli para cezası şeklinde yaptırımlara bağlanmış, diğer kısım eylemler ise, kabahat olarak düzenlenmek suretiyle, yaptırımları disiplin veya tazyik hapsi şeklinde belirlenmiştir. Buna göre suç tarihi olan 08/10/2004 tarihinden itibaren 765 sayılı TCK'nun 102/5 ve 104/2. maddelerinde belirtilen zamanaşımı süresi geçmiş bulunduğundan davanın düşürülmesine karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.