Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/7309 E. 2012/30378 K. – Zimmet
Konu: Zimmet
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/7309
- Karar No
- 2012/30378
- Karar Tarihi
- Konu
- Zimmet
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Zimmet HÜKÜM : Sanığın hükümlülüğüne, 2 yıl süreyle memuriyet ve hizmetlerde istihdam edilmekten yoksun bırakılmasına Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Uygulama yapılırken, önce teslesülden arttırım, sonra zararın soruşturmadan önce ödenmiş olması nedeniyle indirim maddelerinin uygulanması gerektiği halde, tersine uygulama yapılmış ise de, her iki durumda da sonuç ceza değişmeyeceğinden, bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de, Suç tarihinde T. Halk Bankası İznik Şubesi'nde sırasıyla servis yetkilisi ve bireysel müşteri hizmetleri yetkilisi olarak görev yapan sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53/1. maddesinde belirtilen hak ve yetkilerden birini kötüye kullanmak suretiyle atılı suçu işlemesi söz konusu olmadığından, hapis cezasına mahkumiyetinin kanuni sonucu olarak, sanık hakkında aynı maddenin 5. fıkrasının uygulanması, Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden ve bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa'nın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 322.maddesi uyarınca, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nun 53/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkranın hükümden çıkartılması, diğer kısımlarının aynen bırakılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 03.12.2012 gününde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 5411 sayılı Bankacılık Kanunu 162/1. fıkraya göre soruşturma ve kovuşturma yapılması kurum ve fon`un Cumhuriyet Başsavcılığına başvuruda bulunmasına bağlıdır. Olayımızda böyle bir başvuru yoktur. Kanundaki kurumdan BDDK, Fon`dan ise TMSF kastedilmektedir. 5411 sayılı yasanın 162/2. fıkrasında ise zimmet suçundan dolayı ilgililerin dava hakkı 5271 sayılı CMK. hükümleri saklıdır denmektedir. Buradaki dava hakkından ise müşteki olarak müdahale davası veya hukuk mahkemelerinde dava açma hakkı kastedilmektedir. Olayımızda bankanın ihbarı sözkonusu olup, herhangi bir şekilde dava açma eylemi yoktur. İzah edilen nedenlerle dava açma şartı gerçekleşmediğinde CMK.nun 223/8. fıkra uyarınca davanın durması yerine yazılı şekilde verilen kararın düzeltilerek onanmasına dair çoğunluk kararına katılmıyorum.