Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2010/10269 E. 2013/12258 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2010/10269
Karar No
2013/12258
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 4926 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Sanıkların hükümlülüklerine ve müsadereye Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 1-Sanık ...'un 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 195.maddesi dikkate alınarak yokluğunda hüküm kurulmuş ise de; belirtilen adresine daha önce yapılmış geçerli tebligatın olmadığı bu nedenle Tebligat Kanununun 35.maddesine göre yapılan duruşma gününü bildirir tebligatın usulüne uygun bulunmadığı anlaşıldığından, usulüne uygun davetiye çıkarılmaksızın sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 2-Sanık ... ifadelerinde, ...'un hayvanlara dair beyannameyi kendisine verdiğini, ancak askerler tarafından yakalandıklarında anılan beyannameyi onlara teslim ettiğini yine soruşturma aşamasında dava konusu hayvanlar üzerinde yaptırılan keşifte veteriner bilirkişisinin beyannameleri karşılaştıracağına ilişkin beyanı da dikkate alındığında bahsi geçen beyannamenin olup olmadığının tutanak mümzileri ve bilirkişi dinlenmek suretiyle tesbiti, varlığı halinde dava konusu hayvanları kapsayıp kapsamadığının araştırılarak sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi, 3-Dava konusu küçük baş hayvanların CİF değerinin bilirkişiye tespit ettirilip, bu değer üzerinden gümrük idaresine hesaplattırılacak gümrüklenmiş değer üzerinden sanıklara önödeme önerisi tebliği gerekirken, bilirkişinin belirlediği "piyasa değerinin" CİF değer olarak kabul edilip buna göre hesaplanan gümrüklenmiş değerin önödeme önerisine ve hükme esas alınması, 4-4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda atılı eylemin müeyyidesi adli para cezasını, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda ise hürriyeti bağlayıcı cezanın yanında adli para cezasını da içermekte olduğu; kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın 5237 sayılı TCK.nun 50.maddesi gereğince adli para cezasına veya diğer seçenek yaptırımlara çevrilmesi halinde verilen sonuç ceza itibariyle 5607 sayılı yasanın sanıklar lehine olabileceği gözetilerek; Olaya suç tarihinde yürürlükte bulunan 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu ile suç tarihinden sonra 31.03.2007 tarihinde yürürlüğe giren 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun ilgili bütün hükümleri uygulanarak elde edilecek sonuçların birbiriyle karşılaştırılması ve karar yerinde tartışılması suretiyle lehe olan yasanın belirlenmesi ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, denetime olanak verecek şekilde bu husus tartışılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi, Yasaya aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 05.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2010/10269, K. 2013/12258, T. 05.06.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2010-10269-e-2013-12258-k-130f84d7dbca