Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/7148 E. 2010/7217 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/7148
- Karar No
- 2010/7217
- Karar Tarihi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 51/2-b. maddesine aykırı davranmak eyleminden dolayı ... Hakimi ... hakkında ... Trafik Denetleme Şube Müdürlüğüne bağlı Bölge Trafik Denetleme İstasyon Amirliği ekiplerince düzenlenen 27/07/2008 tarihli tespit tutanağına istinaden adı geçenin hız ihlali yaptığından bahisle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 51/2-b maddesi uyarınca 237,00 yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25/09/2008 tarihli ve 2008/1041 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın kabulüne, idari para cezasının kaldırılmasına ilişkin NAZİLLİ Ağır Ceza Mahkemesinin 17/12/2008 tarihli ve 2008/1517 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 12.3.2009 gün ve 14356 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 1.4.2009 gün ve KYB. 2009-72029 sayılı ihbamamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbamamede; Dosya kapsamına göre, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25/09/2008 tarihli kararın muterize 21/10/2008 tarihinde tebliğini müteakip, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 29. maddesinin 1-2. cümlesinde gösterilen 7 günlük itiraz süresi geçirildikten sonra, 03/11/2008 tarihli dilekçe ile itiraz edilmiş ise de, Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının sonuç kısmında 15 gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiğinin belirtilmiş olması karşısında, itirazın süresinde yapıldığı düşünülerek yapılan incelemede, Mercii Nazilli Ağır Ceza Mahkemesince, dosyada bulunan CD ve fotoğraflardan eylemin sabit olduğunun kabul edildiği, ancak 5326 sayılı Kabahatler Kanunu ile 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanununda idari yaptırım kararının hangi merciler tarafından uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı, bu hususa Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 27/12/2006 tarihli ve 2006/8251-19753 sayılı ilamı ile de işaret edildiği gerekçesiyle itirazın kabul edilerek, idari para cezasının kaldırılmasına karar verilmiş ise de, Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun 08/01/2008 tarihli ve 4 sayılı kararında da değinildiği üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 51/2. maddesinde hız sınırlarına uymayanlara uygulanacak cezanın gösterildiği, anılan Kanunda 116. maddesinde trafik kural ve yasaklarına aykırı davranılması halinde suç veya ceza tutanağının düzenleneceğinin belirtildiği, aynı maddenin 3. fıkrasında ise bu şekilde uygulanan cezalar için araç sahiplerinin cezanın tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde yetkili mahkemeye itiraz edebilecekleri şeklinde düzenleme bulunduğu, ancak muterizin 2802 sayılı Kanuna tabi olması sebebiyle, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, idari para cezasını gerektiren eylemin 2802 sayılı Kanunun 93. maddesi kapsamında kişisel suç olarak değerlendirilmesi gerektiği, somut olayda da ... Hakimi olan muteriz hakkındaki kararın anılan madde de belirtildiği şekilde, ilgilinin yargı çevresinde bulunduğu ağır ceza mahkemesine en yakın ağır ceza mahkemesi olan Aydın 1. Ağır Ceza Mahkemesince verildiği, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24. maddesinde yer alan "Kovuşturma konusu fiilin kabahat oluşturduğunun anlaşılması halinde mahkeme tarafından idari yaptırım kararı verilir." şeklindeki düzenleme karşısında, hakim ve savcıların kişisel suç kapsamında değerlendirilen ve idari para cezasını gerektiren eylemleri için yaptırım uygulanmasını engelleyen herhangi bir hüküm bulunmadığı gözetilmeden, itirazın reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümleri uyarınca kabahatler suç olmaktan çıkarılmış, Kabahatler Kanunu kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirmiştir. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271. maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kanun koyucu kabahatlerle ilgili genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda başta 5271 sayılı CMK ve 5237 sayılı TCK olmak üzere atıfta bulunan düzenlemelere yer vermiştir. Oysa 5326 sayılı yasa uyarınca verilen kararlara karşı başvurulabilecek yasa yolu düzenlendiği halde istisnai kanun yolu olan ve 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair atıf yapan düzenleme de bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E.-2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının bu nedenle yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 26.05.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.