Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2009/19582 E. 2012/1760 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/19582
- Karar No
- 2012/1760
- Karar Tarihi
4922 sayılı Denizde Can ve Mal Koruma Hakkında Kanun'a aykırılıktan sanık ...'nın anılan Kanun'un 20/1.maddesi gereğince 5.000 yeni Türk lirası idarî para cezası ile cezalandırılmasına dair Kandıra Sulh Ceza Mahkemesinin 20/11/2008 tarihli ve 2008/129-199 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin KOCAELİ 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 12/06/2009 tarihli ve 2009/588 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 26.10.2009 gün ve 60378 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 20.11.2009 gün ve KYB. 2009-248725 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, Kandıra Sulh Ceza Mahkemesince verilen kararın 09/01/2009 tarihinde tebliğ edilmesini müteakip, sanık tarafından 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 29/1.maddesinde belirtilen 7 günlük süre geçtikten sonra 26/05/2009 tarihinde itiraz edildiği ve Kocaeli 2.Ağır Ceza Mahkemesince itirazın esastan reddedildiği anlaşılmış ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07/11/2006 tarihli ve 2006/213 esas, 2006/229 sayılı ilamı ile Yargıtay 8.Ceza Dairesinin 13/07/2009 tarihli ve 2009/8068 esas, 2009/10789 sayılı ilamında belirtildiği üzere Anayasa'nın 40/2, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 34/2, 231/2 ve 232/6.maddeleri uyarınca karar ve hükümlerde, başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesinin gerekmesi karşısında, Kandıra Sulh Ceza Mahkemesinin kararında başvuru şeklinin gösterilmediği gibi kanun yolu, süresi, mercii, başvuru şekli ve kanun yollarına başvurulmadığı takdirde hükmün kesinleşeceğinin açıkça gösterildiği meşruhatlı davetiye de gönderilmediği ve bu sebeple kesinleşmemiş bulunan karara karşı sanık tarafından verilen 26/05/2009 tarihli dilekçenin öğrenme üzerine süresinde verilmiş itiraz dilekçesi olarak kabulü gerektiği düşünülerek yapılan incelemede; 29/07/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5790 sayılı Kanun'la, 4922 sayılı Kanun'un 20.maddesinin değiştirildiği ve gemilerin tonilatosuna göre değişen cezalar öngörüldüğü gözetilmeden, söz konusu değişiklik nazara alınmadan verilen karara yönelik itirazın kabulü yerine reddinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Kocaeli 2.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.06.2009 gün ve 2009/588 değişik iş sayılı kararının CMK.nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 29.07.2008 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5790 sayılı Kanunun 10.maddesi ile değişik 4922 sayılı Kanunun 20.maddesi uyarınca sanığın cezasının 250 TL idari para cezası olarak belirlenmesine, anılan 5790 sayılı Kanunun 14.maddesi ile 4922 sayılı Kanuna eklenen geçici 3.madde uyarınca cezanın terkinine, 16.01.2012 günü oybirliğiyle karar verildi.