Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2008/8695 E. 2011/17639 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/8695
- Karar No
- 2011/17639
- Karar Tarihi
Zimmet suçundan şüpheliler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarındaki soruşturma evresi sonucunda, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 05.04.2006 tarihli ve 2006/60047 soruşturma 2006/37792 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen, 22.09.2006 tarihli ve 2006/2005 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 18.03.2008 gün ve 16164 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.05.2008 gün ve KYB. 2008-074685 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre müşteki Halk Bankası A.Ş. Genel Müdürlüğü vekilince verilen 13.07.2005 havale tarihli dilekçe ile anılan Bankanın Genel Müdürü, yönetim kurulu üyeleri ile ticari krediler müdürü ve şube müdürü olan sanıklar tarafından ... Turizm Yatırım ve Otelcilik, ..., ... Tekstil, ... Tekstil, ... firmalarına usulsüz krediler kullandırılarak Bankanın zarara uğratıldığından bahisle, haklarında kamu davası açılmasının talep edildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan hazırlık soruşturması sonucunda, sanıkların eylemleri görevi kötüye kullanmak ve hizmet sebebiyle emniyeti suistimal olarak nitelendirilmek suretiyle, suç türü ve tarihi itibarıyla 4616 sayılı kanun kapsamında kaldığı ve 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 102/4.maddesinde yazılı 5 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin geçtiği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, anılan takipsizlik kararına yönelik itirazın mercii Sincan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca reddedildiği, Adı geçen Banka vekili tarafından verilen 12.10.2005 tarihli dilekçe ile sanıkların eyleminin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.05.2005 tarihli ve 2004/11 - 158 esas, 2005/58 sayılı ilamı doğrultusunda, 4389 sayılı Bankalar Kanununun 22/3.maddesinde belirtilen zimmet suçunu oluşturduğu ve dava zamanaşımı süresinin 15 yıl olup, 4616 sayılı kanun kapsamında bulunmadığı belirtilerek, sanıkların 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 247 ve 4389 sayılı Kanunun 22/3.maddeleri uyarınca cezalandırılmaları için kamu davası açılmasının talep edildiği, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca, daha önce kesinleşen takipsizlik kararının ele alınabilmesi için, yeni delillerin ortaya çıkması ve itirazı reddeden mahkeme başkanının dava açılması için izin vermesi gerektiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinin anlaşılması karşısında; Sanıkların eylemleri ile ilgili olarak kamu davası açılması için yeterli delil bulunduğu ve mevcut delillerin mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden Sincan Ağır Ceza MahkemeSinin 22.09.2006 gün ve 2006/2005 değişik iş sayılı kararının CMK.nın 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, 19.10.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.