Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/622 E. 2010/9240 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2007/622
Karar No
2010/9240
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : 4389 sayılı kanuna muhalefet HÜKÜM : Hükümlülüklerine Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya okunduktan sonra Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Sanık ... hakıkndaki hükmün incelenmesinde; 1-Türkiye ... Bankası A.Ş. ... şubesinde Portföy yetkilisi olarak görev yapan sanık ...'ın banka müşterisinin hesabından müşteri onay ve talimatı olmaksızın havaleler ve EFT yapmak suretiyle işlediği zimmet suçunda özel hukuk hükümlerine tabi tüzel kişi olan bankanın yöneticisi ve denetçisi olmayan sanık hakkında 5237 sayılı yasanın 53/5.maddesinin uygulanamayacağı gözetilmeden suçun kamu kurumu niteliğindeki bankadaki görevin kötüye kullanılması suretiyle işlendiğinden bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması, 2-5237 sayılı yasanın 53.maddesinin 1-c bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca hapis hali sona erinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu haklar bakımından da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yasaklanmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı ve, 3-01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168.maddesinin A fıkrası ile "bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu ile ek ve değişiklikleri" yürürlükten kaldırılmış olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundaki düzenlemeler ve 5237 sayılı Türk Cez Kanununun 7.maddesi hükmü birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı icabettirmiş sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, II-Sanık ... hakkındaki hükmün incelenmesinde; 1-Sanık lehine olduğu kabul edilen 765 sayılı TCK'nun kül halinde uygulanması gerektiği dikkate alınmadan temel ceza 765 sayılı TCK'nun 80.maddesi uyarınca artırılıp 59.maddesi gereğince indirime tabi tutulduğu halde 5237 sayılı TCK'nun 53.maddesi uyarınca güvenlik tedbirine ve tutuklulukta ve nezarette geçen günlerin anılan yasanın 63.maddesi uyarınca mahsubuna karar verilerek karma uygulama yapılması ve kabule göre de 5237 sayılı yasanın 53.maddesinin 1-c bendinde belirtilen kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan aynı maddenin 3.fıkrası uyarınca hapis hali sona erinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerekirken bu haklar bakımından da hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yasaklanmasına karar verilmesi, 2-01.11.2005 gün ve 25983 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 168.maddesinin A fıkrası ile "bu kanunun geçici maddelerindeki düzenlemeler hariç olmak üzere 18.06.1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar kanunu ile ek ve değişiklikleri" yürürlükten kaldırılmış olup, 5411 sayılı Bankacılık Kanunundaki düzenlemeler ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7.maddesi hükmü birlikte değerlendirilerek yeniden bir karar verilmesinin gerekmesi, Bozmayı icabettirmiş sanık müdafiinin ve katılan vekilinin temyizi itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 sayılı yasanın 8/1.maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 17.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/622, K. 2010/9240, T. 17.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2007-622-e-2010-9240-k-363e04a7c76c