Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/17238 E. 2011/2210 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17238
- Karar No
- 2011/2210
- Karar Tarihi
2521 sayılı Avda ve Sporda Kullanılan Tüfekler, nişan Tabancaları ve Av Bıçaklarının Yapımı, Alımı, Satımı ve Bulundurulmasına Dair Kanun hükümleri gereğince Oltu Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2007 gün ve 2007/195 soruşturma, 2007/18 sayılı iddianame ile ruhsatsız av tüfeğinin müsaderesi talebi üzerine, adli emanette kayıtlı ruhsatsız av tüfeğinin sahibi olan ...'a iadesine dair, OLTU Sulh Ceza Mahkemesinin 30.05.2007 gün ve 2007/26-75 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 07.11.2007 gün ve 56338 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 05.12.2007 gün ve KYB. 2007-250875 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 2521 sayılı Kanun'un 13.maddesinde, "Av tezkeresi veya yivsiz tüfek sahipliği belgesi olmadan yivsiz av tüfeği bulunduran veya taşıyanlar hakkında 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 549.maddesindeki ceza hükümleri uygulanır ve ayrıca tüfeğin müsaderesine hükmedilir" şeklindeki düzenlemeye göre, (av tüfeğinin Kabahatler kanunu'nun 43.maddesinde sayılan park, meydan, cadde ve sokaklar dışında taşınması hâli hariç) bulundurulması veya taşınmasının müeyyide altına alınmadığı, ancak 2521 sayılı Kanun'un 13.maddesinin hâlen yürürlükte bulunduğu ve ayrıca tüfeğin müsaderesine hükmedilebileceğinin düzenlenmiş olduğu gözetilmeden, ruhsatsız av tüfeklerinin müsaderesi yerine, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 26.10.1932 gün ve 29/12 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı kanuna muhalefet hallerini açıklamış ve bu halleri uygulamadaki yanlışlıklar ile esas hükme etkili olan usul yanlışlıklarından ibaret olduğunu belirtmiştir. Bu itibarla tüm deliller toplanıp değerlendirilmesi yapıldıktan sonra verilen ve Yargıtay'ca incelenmeksizin kesinleşen hükümlerde delil ve taktirde hataya düşüldüğünden bahisle kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceğinden, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 08.03.2011 günü oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Namlusu kısaltılan tüfek için ruhsat alınamayacağı yasal mevzuat itibariyle açık olup olayda delil tartışması ve güvenlik tedbirlerinden olan zoralım kararı için müktesep hal olamayacağı gözetilerek Yazılı Emir talebinin kabulü yerine yazılı şekilde verilen ret kararına katılmıyorum.