Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/17015 E. 2010/5745 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2007/17015
- Karar No
- 2010/5745
- Karar Tarihi
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 48/5. maddesine aykırılıktan ... hakkında Alanya Trafik ve Tescil Denetleme Büro Amirliğinin 19/04/2007 tarihli ve EJ 399610 sayılı idari para cezası tutanağı ile uygulanan 448,00 Yeni Türk lirası idari para cezasıyla, 19/04/2007 tarihli ve 64 sayılı sürücü belgesi geri alma tutanağına yönelik itiraz üzerine, idari yaptırım kararının kaldırılmasına ve sürücü belgesinin geri alma tutanağının iptali ile sürücü belgesinin itiraz edene iadesine dair, Alanya 2.Sulh Ceza Mahkemesinin 22/06/2007 tarihli ve 2007/32-54 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 31.10.2007 gün ve 54774 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 29.11.2007 gün ve KYB. 2007/240768 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Dosya kapsamına göre, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanun'la değişik 3.maddesindeki "Bu Kanun'un; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, sürücü belgesinin emniyet görevlilerince geri alınmasının idari işlem niteliğinde bulunduğu ve denetiminin idare mahkemesine ait olduğu cihetle, görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmediği gibi, 448,00 Yeni Türk lirası idari para cezasının da yüze karşı verilmiş olmasına nazaran, 2918 sayılı Kanun 'un 116.maddesi uyarınca idare mahkemesinin görevli olduğu dikkate alınmaksızın, esas hakkında inceleme yapılarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. - 2010/58 K.sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 31.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.