Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/16253 E. 2010/5729 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2007/16253
Karar No
2010/5729
Karar Tarihi

2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 6.maddesine aykırı davranmaktan ...'ün, anılan Kanunun 6/d.maddesi uyarınca 591,00 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, Kozan Belediye Encümeninin 20.03.2007 tarihli ve 89 sayılı kararına yönelik başvurunun kabulü ile idari para cezasının iptaline ilişkin, Kozan Sulh Ceza Mahkemesinin 31.07.2007 tarihli ve 2007/421 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 16.10.2007 gün ve 52113 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 21.11.2007 gün ve KYB. 2007-235011 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 19.12.2006 tarihli ve 26381 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5560 sayılı Çeşitli Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanunun 31.maddesiyle değişik 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 3.maddesinde yer alan "(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümleri, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümleri, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında, uygulanır." şeklindeki düzenleme ile, 2559 sayılı Polis Vazife ve Selahiyet Kanununun 5259 sayılı kanunla değişik 6/2.maddesinde, "Bu maddede öngörülen idari para cezaları, belediye sınırları içinde belediye encümeni, belediye sınırları dışında il daimi encümeni tarafından verilir. Verilen idari para cezalarına dair kararlar ilgililere 7201 sayılı Tebligat Kanununun hükümlerine göre tebliğ edilir. Bu cezalara karşı tebliğ tarihinden itibaren en geç yedi gün içinde yetkili idare mahkemesine itiraz edilebilir." şeklindeki düzenleme karşısında görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde, verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. – 2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 31.03.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/16253, K. 2010/5729, T. 31.03.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2007-16253-e-2010-5729-k-e2620aeefa3c