Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2007/12638 E. 2010/5990 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2007/12638
Karar No
2010/5990
Karar Tarihi

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65/1-b maddesine aykırılıktan ... Lojistik ve Ticaret Anonim Şirketi'nin toplam 6.000 Yeni Türk lirası idari para cezası ile cezalandırılmasına dair, ... Jandarma Trafik Tim Komutanlığınca düzenlenen 08.09.2006 tarihli ve EF 108282, EF 108285 ve EF 108288 sayılı trafik ceza tutanaklarına yönelik itirazın kısmen kabulü ile toplam 6.000 Yeni Türk lirası tutarında idari para cezasından, 3.000 Yeni Türk lirasına ilişkin kısmın iptaline, kalan 3.000 Yeni Türk lirasına ilişkin başvurunun reddine dair ... Sulh Ceza Mahkemesinin 27.10.2006 tarihli ve 2006/164-164 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 26.07.2007 gün ve 40069 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2007 gün ve KYB. 2007-167904 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; ... Sulh Ceza Mahkemesinin kararına karşı ... Jandarma Trafik Tim Komutanlığı ve ... Kaymakamlığınca ayrı ayrı yapılan itirazların, anılan Kurumların taraf sıfatlarının bulunmadığı gerekçesiyle reddine dair Konya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2007 tarihli ve 2007/46 değişik iş, 23.05.2007 tarihli ve 2007/312 değişik iş sayılı kararlarının usulüne uygun olduğu anlaşıldığından, söz konusu kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmeyerek, ... Sulh Cez Mahkemesinin kararı yönünden yapılan incelemede; Dosya kapsamına göre idari yaptırım kararına yönelik yapılan başvuru üzerine mahkemesince 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 28.maddesi gereğince inceleme yapılarak, idari yaptırım kararının hukuka uygun olması halinde "başvurunun reddine" hukuka aykırı olması halinde "idari yaptırım kararının kaldırılmasına" dair karar verilmesi gerektiği, mahkemenin hukukilik denetimi dışına çıkarak, yeni bir idari işlem tesisi şeklinde ceza belirlemesinin mümkün olmadığı gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu hükümlerine göre suçlar ve kabahatler hakkında yapılan düzenlemeler ile kendine özgü yargılama ve yasa yolları getirilmiştir. 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma yasa yolu suçlar için öngörülmüş olup, anılan yasanın 267-271.maddeleri kapsamındaki kararlara karşı başvurulabilen yasa yoludur. Kabahatler Kanunu genel hükümleri düzenlerken ihtiyaç duyduğu konularda 5271 sayılı yasaya atıfta bulunduğu halde verilen kararlara karşı başvurulabilecek kanun yolları düzenlemesinde, 5271 sayılı CMK.nın 309.maddesinde yer alan kanun yararına bozma yoluna gidilebileceğine dair bir atıfta bulunmamıştır. Yukarıda açıklanan nedenler ve Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 23.03.2010 gün ve 2010/33 E. - 2010/58 K. sayılı kararı uyarınca Kabahatler Kanunu kapsamında verilen kararlara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilemeyeceği cihetle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 13.04.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2007/12638, K. 2010/5990, T. 13.04.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2007-12638-e-2010-5990-k-9db99ffb4ceb