Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/1511 E. 2026/1527 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1511
Karar No
2026/1527
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1140 E., 2026/189 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/574 E., 2020/460 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca, müvekkilinin paydaşı olduğu arsa üzerine inşaat yapılması hususunda anlaştıklarını, sözleşme şartlarına ve geçen sürece rağmen davacıya ait olacak dairenin karşı tarafça tamamlanmadığını belirterek eksik ve ayıplı işler bedeli olarak 21.000,00 TL, gecikme tazminatı olarak 70.000,00 TL, sözleşmeye aykırı olarak inşa nedeniyle Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302 Esas sayılı dosyasında takdir olunan tazminat için dava tarihinden karar tarihine kadar talep olunmayan faiz miktarına esas olmak üzere 20.000,00 TL'nin dönemsel tahakkuk tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, dairenin %100 tamamlandığını, dairenin davacıya zamanında teslim edildiğini, anahtarlarının davacıda olduğunu, davacının imzadan imtina ettiğini, dairenin hali hazırda kullanımda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eksik ve ayıplı işlere yönelik tazminat talebinin 17.068,00 TL'lik (16.800,00 TL eksik işler bedeli, 268,00 TL küpeşte bedeli) kısmının kabulü ile 3.932,00 TL'lik kısmının reddine, gecikme tazminatı davasının kabulü ile 135.285,00 TL'nin 70.000,00 TL'sinin dava tarihinden, 65.280,00 TL'sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, faiz talebine yönelik davasının kısmen kabul kısmen reddi ile 9.462,50 TL'lik kısmının kabulü ile davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 30.175,00 TL'lik kısmının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı arsa sahibinin davalı yükleniciden Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302 Esas sayılı dosyasında ayıp bedelinin tahsilini talep ettiği ve davanın 27.01.2005 tarihinde açıldığı dikkate alındığında; ayıplı ve eksik ifa bedeli, eserin tesliminden sonra talep edilebileceğinden, ihtilafa konu bağımsız bölümün 27.01.2005 tarihinde tesliminin yapıldığının kabulü gerektiği, tanık beyanları ile de dairenin 2005 yılında anahtar tesliminin yapıldığının doğrulandığı, davalı tarafça zamanaşımı definin ileri sürüldüğü ve eldeki davanın 2016 yılında açıldığı dikkate alındığında, ayıplı/eksik ifa bedeli ile geç teslimden kaynaklı tazminat istemlerinin zamanaşımına uğradığı, Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/302 Esas sayılı dosyasında talep edilmeyen faiz bedeli yönünden yapılan değerlendirmede, faiz alacağının, alacağın fer'i niteliğinde olduğundan asıl alacak için öngörülen zamanaşımı süresine tabi olduğu, müstakil faiz alacağının davanın açıldığı 27.01.2005 tarihi itibariyle talep edilebilir hale geldiğinden, 5 yıllık zamanaşımı süresinin tamamlandığı en son 27.01.2010 tarihinde talep edilmesi gerekmekteyken, eldeki dava ile talep edilen faiz talebinin de zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle kararın kaldırılarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Somut olayda iskan alınmadığını, teslim tutanağı ve ihtar da bulunmadığını, dairenin 2016’da kiraya verilerek teslim alındığını, teslimin 2005 olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, b. Faiz alacağının feri nitelikte olmasının bağımsız dava hakkını ortadan kaldırmayacağını, somut olayda 2010/302 E. sayılı davada faizin hiç talep edilmediğini, dolayısıyla davalının faiz yönünden temerrüde düşürülmediğini, hükmedilen tazminatın, 25.12.2015 tarihinde kesinleştiğini; alacağın bu tarihte likit ve tahsil edilebilir hale geldiğini, c. Kabul anlamına gelmemek kaydıyla; faiz bakımından 5 yıllık süre uygulanacak olsa bile, bu sürenin hangi faiz dönemleri yönünden dolduğunun ayrıca incelenmesi gerektiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında imzalanan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan ayıplı/eksik ifa bedeli, geç teslimden kaynaklı tazminat ve Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302 Esas sayılı dosyasında, arsa maliki tarafından yükleniciye karşı eksik m² karşılığı tazminat istemli açılan dava dosyasında talep edilmeyen faiz bedeline ilişkindir.

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Türk Borçlar Kanunu’nun 131/2. maddesinde; işlemiş faizin ve ceza koşulunun talep edilebilmesinin, ancak bu alacakların ifasını isteme hakkının sözleşme ile saklı tutulmuş olması, ifa anına kadar yapılacak açık bir bildirimle saklı tutulması ya da somut olayın özelliklerinden böyle bir saklı tutmanın varlığının anlaşılması hâlinde mümkün olduğu düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca, asıl borcun ifası sırasında faiz talebinin açıkça saklı tutulmaması hâlinde, sonradan işlemiş faiz talebinde bulunulması kural olarak mümkün değildir.

Somut olayda, Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302 Esas sayılı dosyasında, arsa maliki tarafından yükleniciye karşı eksik m² karşılığı tazminat istemli açılan davanın 50.000,00 TL yönünden kabulüne dair kararın temyiz incelemesinden geçerek 25.12.2015 tarihinde kesinleştiği, Bakırköy 10. İcra Müdürlüğü'nün 2016/178787 sayılı dosyasında takibe konulan alacağın davalı yüklenici tarafından 05.12.2016 tarihinde ödendiği görülmüş, davacının ise alacağını dahil ederken işlemiş faiz alacağına ilişkin talebini açıkça saklı tutmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, Türk Borçlar Kanunu’nun 131/2. maddesi gereğince davacının sonradan işlemiş faiz talebinde bulunma hakkının bulunmadığının kabulü ile davacının işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece yukarıda yazılı gerekçelerle ret kararı verilmiş olması doğru olmamıştır.

Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/4. maddesi uyarınca kararın gerekçesinin ve 370/2. maddesi uyarınca ise hüküm fıkrasının aşağıdaki şekilde değiştirilmek suretiyle kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.

VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2024/1140 E.-2026/189 K. sayılı kararının hüküm fıkrasının (A-3) numaralı bendinin hükümden çıkarılarak bunun yerine aynı bent altında “(3-A)” ve “(3-B)” alt bentleri oluşturulmak suretiyle, “(3-A)Davacının ayıplı/eksik ifa bedeli, geç teslimden kaynaklı tazminat taleplerinin zamanaşımı nedeniyle reddine, (3-B)Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/302 Esas sayılı tazminat istemli açılan dava dosyasında alacağın ifasına ilişkin icra dosyasındaki alacağını tahsil ederken davacının işlemiş faiz alacağına ilişkin talebini açıkça saklı tutmaması sebebiyle reddine,” yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/1511, K. 2026/1527, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-1511-e-2026-1527-k-14592cddd255