Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/951 E. 2025/4413 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/951
- Karar No
- 2025/4413
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2023 E., 2025/121 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/420 E., 2024/558 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davalı, birleşen davada karşı davacılar ... mirasçıları vekilince duruşmalı, asıl ve birleşen davada davacı, birleşen davada karşı davalı ... vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
Belli edilen günde asıl ve birleşen davada davalı, birleşen davada karşı davacılar vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacı, birleşen davada karşı davalı vekilleri Avukat ..., Avukat ...'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saatte Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı yüklenici vekili asıl dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin mahkeme kararı ile feshedildiğini, fesihte davacı yüklenicinin kusurunun bulunmadığını, yüklenicinin sözleşme feshine kadar birçok harcama yaptığını ve davalı arsa sahiplerinin bu harcamalardan sebepsiz zenginleştiğini belirterek şimdilik 100.000,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 13.03.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile alacağını 145.347,98 TL’ye çıkarmıştır.
Davacı yüklenici vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; sözleşme gereği davalı arsa sahiplerine 300.000,00 USD'nin ödendiğini, sözleşmenin feshi üzerine söz konusu bedelin tahsili amacıyla davalı arsa sahiplerine aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibin itiraz sonucu durduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına ve icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiş, 29.08.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürdüklerini belirterek, 300.000,00 USD alacağın 21.03.2013 tarihinden itibaren işleyecek 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince USD için Devlet Bankalarınca verilen en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davaya karşı davacı arsa sahipleri vekili açtığı karşı dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin davalı yüklenicinin kusuru nedeniyle mahkeme kararı ile feshedildiğini, davalı yüklenicinin sözleşme konusu taşınmazda hatalı hafriyat yapması nedeniyle imar planının iptal edildiğini, buna göre davacı arsa sahiplerinin zarara uğradığını, ayrıca yüklenicinin edimini yerine getirmemesi nedeniyle kira geliri kaybı ile mahrum kaldığı gelir kaybının bulunduğunu belirterek şimdilik 500.000,00 USD tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Arsa sahipleri vekili asıl ve birleşen davaya karşı cevap dilekçesinde özetle; alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı yüklenicinin kusuru nedeniyle sözleşmenin mahkeme kararı ile feshedildiğini ve taşınmazda hatalı hafriyat yapılması nedeniyle imar planının iptal edildiğini, davacı yüklenicinin kendi sebep olduğu zararlar varken tazminat isteyemeyeceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı yüklenici vekili karşı davada cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada sözleşmenin geriye etkili feshi nedeniyle davacı yüklenicinin yaptığı masrafları davalı arsa sahiplerinden sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği; birleşen davada davacı yüklenicinin sözleşme nedeniyle davalı arsa sahiplerine ödediği 300.000,00 USD'nin iadesinin gerektiği; karşı davada ise, davacı arsa sahiplerinin talep ettiği zarar kalemlerinin menfi zarar kapsamında olmaması nedeniyle geriye etkili fesihte talep edilemeyeceği gerekçesi ile asıl davanın kabulü ile 145.347,98 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, birleşen davanın ıslahen kabulü ile 300.000,00 USD'nin 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereğince hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davalı-karşı davacı arsa sahipleri vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada davacı yüklenicinin, fesihte kusurlu olması nedeniyle arsa sahiplerinden isteyebileceği herhangi bir menfi zarar kalemi olmadığı gibi, yapıldığı belirlenen harcamaların da arsa sahiplerinin yararına olmaması nedeniyle sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyemeyeceğinden asıl davanın reddine karar verilmesi gerektiği; karşı davada davacı arsa sahiplerinin değişen imar planı ve kamuya terk edilmek zorunda kalınan arazi bedeli olarak 219.335,35 TL miktarında menfi zararlarının olduğu belirtilerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulü ile 300.000,00 USD alacağın 3095 Sayılı Yasa'nın 4/a maddesi gereği Devlet Bankalarının Dolar para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; birleşen davaya karşı açılan karşı davanın kısmen kabulü ile 219.335,35 TL alacağın davalı temlik alandan alınarak karşı davacılara verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davacı yüklenici (temlik alan) vekili temyiz dilekçesinde; a. Yapılan harcamaların arsa sahiplerinin menfaatine olduğunu, hafriyat çalışması olmaksızın üzerine inşaat yapılamayacağını,
b. Karşı davada arsa değerinin her geçen gün artması nedeniyle zararın söz konusu olmadığını,
c. Birleşen davada kabul edilen döviz alacağının karar tarihindeki döviz karşılığı üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan etmektedir.
2. Asıl ve birleşen davada davalı arsa sahipleri vekili temyiz dilekçesinde;
a. ... Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 01.03.2006 tarihli kararı ile ifa imkansızlığı meydana geldiğinden fesih iradelerinin bu tarihte birleştiğinin kabulü ile zamanaşımı süresinin bu tarihten başlatılması gerektiğini,
b. Birleşen davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı, TL olarak istenen yabancı para alacağının seçimlik hak kullanıldıktan sonra artık döviz olarak istenemeyeceğini, usule aykırı yapılan tam ıslah nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kamuya terk olunan parsel değerinin 392.236,00 TL olduğunu, müspet zarar tazminine haksız fiil hükümlerinin uygulanması gerektiğini,
c. Karşı davada faize hükmedilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Asıl, birleşen ve karşı davalarda uyuşmazlık, feshedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan faydalı masrafların tahsili, ödenen bedelin iadesi ve fesih nedeniyle oluşan zararların tahsili istemlerine ilişkidir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre ve özellikle karşı davada İlk Derece Mahkemesince verilen ilk kararda 219.335,35 TL’nin USD karşılığı 100.226,35 TL’ye hükmedildiği, bu karara davacı arsa sahiplerince istinaf başvurusunda bulunulmadığı, söz konusu miktarın böylelikle karşı davada davalı yüklenici lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğu, ayrıca davacı arsa sahiplerinin karşı dava dilekçelerinde faiz talep etmedikleri, fesih kararının 21.03.2013 tarihinde kesinleştiği, asıl ve birleşen dava tarihleri itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davada davacı yüklenici vekilinin asıl davaya ilişkin diğer, birleşen ve karşı davaya ilişkin ise tüm, asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacı arsa sahiplerinin de asıl ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Asıl ve birleşen davada davacı, karşı davada davalı yüklenici (temlik alan) vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Asıl davada davacı yüklenici, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin feshi nedeniyle yaptığı hafriyat bedelinin tahsilini talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, yapılan hafriyatın imara ve ruhsata aykırı olarak yapıldığı, bunun davalı arsa sahiplerinin zararına olduğu gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş ise de, davalı arsa sahiplerinin sözleşmeye konu yer için dava dışı başka bir yüklenici ile anlaştığı ve söz konusu taşınmaz üzerine akaryakıt istasyonu yapıldığı, böylelikle yapılan hafriyatın davalı arsa sahipleri yararına olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece yapılacak iş; inşa edilen akaryakıt istasyonda, davacı yüklenicinin yapmış olduğu hafriyatın kaç m3’ünün dava dışı yüklenici tarafından yapılan akaryakıt istasyonunda kullanıldığının ve dava tarihi itibariyle değerinin tespit edilerek sonucuna uygun karar verilmesidir.
3. Asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacı arsa sahipleri vekilinin birleşen davaya ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
6098 sayılı TBK’nın 99’uncu maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile de ödenmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla, borcun aslı yabancı para alacağı (döviz) ise alacaklının, borcun fiili ödeme günündeki TL karşılığı döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır. Seçimlik hakların söz konusu olması halinde seçimlik hak kullanılmak suretiyle edim tayin edilmiş olur ve seçimlik hak ortadan kalkar. Dolayısıyla, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklıya tanınan seçimlik bir hak söz konusu olup hakkın kullanılması yenilik doğurucu nitelikte olduğundan talep hakkını kullanan alacaklının artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir. Islahla bu tercihinden dönerek borcun yabancı para üzerinden tahsilini de talep edemez.
Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi çerçevesinde davacı yüklenici tarafından davalı arsa sahiplerine 300.000,00 USD ödeme yapıldığı, sözleşme geriye etkili olacak şekilde feshedildiğinden bu meblağın birleşen davada davacı yükleniciye geri ödenmesi gerekmektedir. Taraflar söz konusu bu meblağın aynen ödeneceğini sözleşmede kararlaştırmadıklarından alacağın niteliği gerçek olmayan yabancı para alacağı niteliğindedir. Davacı yüklenici seçimlik hakkını icra takibi yoluyla TL’den yana kullanmış, itiraz üzerine ... takibin iptali için itirazın iptali davası açmıştır. Yargılama aşamasında davacı yüklenici davasını tam ıslah ederek itirazın iptali davasını alacak davasına dönüştürerek 300.000,00 USD’nin tahsilini talep etmiş ise de, inşai nitelikte bulunan seçimlik hakkını TL üzerinden kullandığından artık bu tercihinden dönmesi mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece, itirazın iptali davasının hiç ıslah yapılmamış gibi değerlendirilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekmektedir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. “Değerlendirme” bölümünün 1. bendi uyarınca asıl ve birleşen davada davacı yüklenici vekilinin asıl davaya ilişkin diğer, birleşen ve karşı davaya ilişkin tüm, asıl ve birleşen davada davalı, karşı davada davacı arsa sahipleri vekilinin asıl ve karşı davaya ilişkin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, “2.” bendi uyarınca asıl ve birleşen davada davacı yüklenici yararına, “3.” bendi uyarınca ise asıl ve birleşen davada davalı arsa sahipleri yararına temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
2. Karşı davaya ilişkin kararın ONANMASINA,
Dairemizdeki duruşmada taraflar vekille temsil olunduğundan takdir olunan 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan karşılıklı alınarak birbirlerine verilmesine,
Karşı davada davacılar tarafından fazla yatırılan harcın istek halinde iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz eden davacı-karşı davalı ...'dan alınmasına,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.