Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/586 E. 2025/2139 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/586
- Karar No
- 2025/2139
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2761 E., 2024/2677 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/766 E., 2024/362 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bir kısım (15) alacaklılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. TALEP Talep edenler vekili dilekçesinde; müvekkili şirket ve ortağının borçlarını ödeme güçlüğü içinde olduğunu ve konkordato ön projesinde yazıldığı şekilde borçlarını ödemek istediğini ileri sürerek konkordato projesinin tasdikini talep etmiştir. II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan konkordato komiseri heyetinin son raporunda da belirtildiği üzere konkordato projesinin adi alacaklılar yönünden yasanın aradığı oranın üzerinde bir çoğunlukla kabul edildiği, nisabın değerlendirilmesinde İİK'nın 302. maddesindeki hususların gözetildiği, konkordato projesinin talep edenin mal varlığı ile uyumlu olduğu, konkordatonun tasdiki halinde alacaklıların eline geçecek miktarın iflas koşullarına göre daha fazla olacağı, İİK'nın 305. maddesindeki konkordatonun tasdiki şartlarının oluştuğu gerekçesiyle talebin kabulü ile her iki talep eden yönünden konkordato projesinin tasdikine karar verilmiştir. III. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım alacaklı (20) vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf eden alacaklılar .... Sanayi Tic. Ltd. Şti., .... San. Ltd. Şti., .... San. ve Tic. Ltd. Şti., .... San. AŞ, ..., ... Faktoring AŞ, ... San. ve Tic. AŞ, ... Tic. Ltd. Şti., ... Finansal Kiralama AŞ, .... San. Ltd. Şti. (vekili Av. ....) vekillerinin istinaf başvurusunun İİK'nın 308/a maddesindeki son ilan tarihinden itibaren iki haftalık istinaf süresi içinde yapılmamış olduklarından süresinde olmayan istinaflarının HMK'nın 346 ve 352/1-c düzenlemeleri uyarınca reddine, diğer istinaf eden alacaklılar yönünden istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Alacaklı ....San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; tasdik edilen projedeki tutarların ve borç miktarlarının hatalı olduğunu, yasal şartların oluşmadığını ve projenin uygulanabilir olmadığını, ödemesi süresinin uzun olmasının alacaklılar aleyhine olduğunu, müvekkil şirketin alacaklarının eksik gösterildiğini beyan etmektedir. 2. Alacaklı ..... Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; konkordato projesinin ve tasdikinin yasal şartları taşımadığını, borçlu ile alacaklılar arasında dengesizlik içerdiğini, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını, süre, faiz ve taksitlendirme açısından tamamıyla hakkaniyete aykırı olduğunu beyan etmektedir. 3. Alacaklı .... San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil alacaklarının projede hatalı şekilde belirtildiğini, alacak miktarına talep eden tarafça herhangi bir itirazın ileri sürülmediğini, tasdik kararı ile taraflar arasındaki menfaat dengesinin kurulmadığını, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını beyan etmektedir. 4. Alacaklı ... San. ve Tic. AŞ vekili temyiz dilekçesinde; tasdik edilen projedeki ödeme planının salt borçluların lehine olduğunu, hakkaniyete ve alacaklıların faydasına uygun olmadığını, tasdik edilen projenin İİK'nın 305. maddesinde aranan şartları taşımadığını, proje şartlarının sadece borçlunun menfaatini koruduğunu ve alacaklıların menfaatlerinin göz önüne alınmadan tasdik edildiğini beyan etmektedir. 5. Alacaklı ... Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; talep edenin sunduğu projenin uygulanabilir nitelikte olmadığını ve projenin alacaklılar aleyhine revize edildiğini, teklif edilen toplam ödeme miktarının şirketin kazancının katbekat üzerinde olduğunu beyan etmektedir. 6. Alacaklı ... Ltd. Şti. vekili, (Av. ...) vekili temyiz dilekçesinde; konkordato projesinin adil ve dengeli bir ödeme planını içermediğini, kullanılan oy nisabının doğru hesaplanmadığını, çok uzun vade ve düşük faiz oranı ile ödeme karşısında; iflas ile ulaşılabilecek alacak tutarının ödeme ile ulaşılacak tutardan daha fazla olacağını, ödeme planının adil ve dengeli olmadığını, konkordato projesinin uygulanabilir olmadığını beyan etmektedir. 7. Alacaklı ... vekili temyiz dilekçesinde; tasdik edilen projenin vade ve faiz oranı sayısı açısından alacaklı menfaatinin korunması şartını ihlal eder mahiyette olduğunu, alacağın böylesine uzun bir zamanda ve sembolik sayılabilecek bir faiz ödenmesinin alacaklı müvekkil açısından oldukça hakkaniyetsiz olduğunu, borçlu ve alacaklıların menfaatlerinin dengede tutulması gerekliliğinin somut olayda mevcut olmadığını, dosyaya sunulan konkordato projelerinin ve konkordato talebinde bulunan firmaların sundukları ön projenin samimi ve gerçekleştirilebilir olmaktan uzak olduğunu, tasdik edilen projenin borçlunun mali durumunu eskisinden daha iyi duruma getirip alacaklıları zarara uğratmayı, mağdur etmeyi amaçlayan bir proje olduğunu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını beyan etmektedir. 8. Alacaklı T. Vakıflar Bankası T.A.O. vekili temyiz dilekçesinde; tasdik için aranan yasal şartların gerçekleşmediğini, oylanan projenin şirketin kaynakları ile orantılı olmadığını, bu hali ile İİK'nın 305/1-b maddesine aykırılık bulunduğunu, komiser raporlarında şirketin borca batık olmadığının, aktifin pasifi karşılama tutarının 156.230.057,27 TL olarak, %173,82 aktifin pasifi karşılama oranının tespit edildiğini, proje talep edenlerin çalışarak elde edecekleri kâr ile borçlarını ödemeyi taahhüt etmekte ise de bu durumun hem orantılılık ilkesine aykırı olduğunu hem de mali verilere göre gerçekleştirilebilir olmadığını, teklif edilen proje ödemesinin, çok uzun bekleme süresi ve yine çok uzun vade öngördüğünü ve yine enflasyonun çok altında bir faiz oranı ile destek verdiğini, talep edenler tarafından ... Firmasının alacağı kabul edilmediğinden çekişmeli olduğunu, bu nedenle kabul oyunun nisaba dahil edilmesinin hatalı olduğunu, bu firmanın oyunun dışlanması durumunda yasal çoğunluğun sağlanamamış olacağını beyan etmektedir. 9. Alacaklı Ziraat Bankası AŞ vekili temyiz dilekçesinde; konkordato başvurusundan itibaren geçen süre içerisinde firma tarafından konkordato projesinin gerçekleştirilebildiğine dair somut bir ilerleme olmadığını, gerçeği yansıtmayan çekişmeli alacak tutarları üzerinden konkordato nisabının sağlandığını, firmanın aktifinin pasifini karşılama oranı ve buna göre borca batık olmadığının belirtilmesi karşısında teklif edilen faiz oranın alacaklıların menfaatini korumadığını ve bu durumun alacaklı ve borçlu taraflar arasındaki dengesinin kurulması ve korunması amacını gütmesi gereken konkordato kurumunun amacına aykırılık teşkil ettiğini, şirketin 1 yıl ödemesiz dönem ve sonrasındaki ödemelerini uzun yıllara yaygın olarak gerçekleştirecek olması nedeniyle projeden sadece borçlunun fayda sağlayacağı sonucunu ortaya çıkardığını beyan etmektedir. 10. Alacaklı .... A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline rehinli otomobilin satışının bir yıllığına ertelenebilmesi için rehinli otomobilin işletmenin faaliyeti için zorunlu olduğunun ve paraya çevrilmesinin talep edenin ekonomik varlığını tehlikeye düşüreceğinin yaklaşık olarak ispatlanması gerektiğini, talep eden yetkilisine borcunu ödenmeksizin 11.3 milyon lira ederindeki otomobili iki yıldır kullanmasına imkan veren talep sürecinin menfaatler dengesini müvekkiline aleyhine bozulduğunu, konkordato müessesinin suistimal edildiğini, borca batık olmayan talep edenin tasdik kararının kesinleşmesinden başlayıp ödemesi uzun yıllara dayanan konkordato teklifinin tasdik edilmesinin alacaklıları mağdur edeceğinden teklifin tasdikinin yasanın amacına aykırı olduğunu, talep eden şirketin talep sürecinde elde ettiği vergi sonrası kazancın talep edenin konkordato çerçevesinde ödemesi gereken tutarı karşılamaktan uzak olduğunu, müvekkilinin teminatsız kalan alacak tutarı dikkate alınmaksızın ve bu konudaki talepleri hakkında herhangi bir karar tesis edilmeden tasdik edilmesinin yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir. 11. Alacaklı Türk Ekonomi Bankası A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde; talep edenlerin projesinin uygulanabilir olmadığını, 2025 yılında 8.817.098 TL gelir öngörüldüğü halde revize projeye göre 2025 yılında 57.492.169,00 TL ödeme yapılmasının teklif edildiğini, projenin talep edenlerin gelirleri ile orantılı olmadığını, tasdik kararı ile konkordato müessesinde tarafların menfaati alacaklılar aleyhine kabul edilemez derecede bozulduğunu, bu denli uzun konkordato tedbirlerinden yararlanılmasına rağmen rehinli malların satışının 1 yıl süre ile ertelenmesi kararı verilmesinin de konkordatonun amacına uygun olmadığını, alacaklıların iflas halinde eline geçeceği tutarın projenin tasdiki halinde eline geçeceği tutardan az olması gerektiği şeklindeki talep şartının yerine getirilmediğini, talep edenlerin revize projede ... şirketi açısından davalarının devam ettiğini, bu sebeple projede bu şirkete yer verilmediğini beyan ettiklerinden bu şirketin alacak tutarı ve sayısının nisapta dikkate alınmaması gerektiği halde bu şirketin nisaba dâhil edildiğini, davacı ... açısından herhangi bir proje sunulmadığı gibi sadece talep eden şirketin borçları ödemesiyle borçtan kurtulacağı şeklinde beyanda bulunulduğu, talep edenler açısından konkordatonun tüm koşullarının ayrı ayrı değerlendirilmesi, ayrı ayrı hesap ve tespitler yapılması gerektiğini, bu noktada talep eden gerçek kişi açısından konkordatonun hiçbir koşulunun sağlanmadığını, ödemeye dair diğer talep eden şirketin yapacağı varsayılan ödemelere dayanıldığını, konkordato davalarında her davacının ayrı ayrı kendi projelerini sunması gerektiğini beyan etmektedir. 12. Alacaklı Denizbank AŞ vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili bankanın kredi alacaklarına hatalı olarak yer verildiğini, davacı şirket tarafından müvekkilinin alacağına itiraz edilmediğini, müvekkilinin teminatsız kalan alacak tutarının dikkate alınmaksızın ve bu konudaki talepleri hakkında herhangi bir kararın tesis edilmeden konkordato teklifinin tasdik edilmesinin yasaya aykırı olduğunu, yasanın aradığı şartlar yerine gelmemesine rağmen rehinli malların satışının ertelenmesi yönündeki kararın hukuka aykırı olduğunu, yasal koşullarının sağlanmadığını beyan etmektedir. 13. Alacaklı .... Ltd. Şti. (kısmi temlik alan ...) vekili Av. ... vekili temyiz dilekçesinde; her talep eden bakımından istinaf yoluna başvurmamıza rağmen sadece talep eden şirketle ilgili istinaf talep ettiğimiz kabulünden hareketle karar verilmesinin hatalı olduğunu, borçlu şirketin alacaklı müvekkili zarara uğratmak amacıyla hareket ettiğini, komiserlerin yazılı ve sözlü olarak bildirdiği şekilde hareket etmeyerek komiserlerin talimatlarına/ihtarlarına uymadığını, dürüstlük kuralına uymayan talep edenlerin konkordato taleplerinin reddiyle iflâslarına ve dahi her halde davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. 14. Alacaklı .... San. Tic. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde; yapılan oylamaların ciddi şüpheler barındırdığını, İİK'nın 305/a bendi gereği konkordato teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan daha fazla olması gerektiğini ancak davacıların aktif ve pasifinin dikkate alındığında bu şartın karşılanmaktan uzak olduğunu, teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olmadığını, tasdik kararı ile konkordato müessesinde tarafların menfaatinin alacaklılar aleyhine kabul edilemez derecede bozulduğunu ve verilen karardan sadece borçlunun fayda sağlayacağını, konkordato davalarında her bir talep edenin ayrı ayrı kendi projelerini sunması gerekirken talep eden ... açısından konkordatonun tasdikin usul ve yasaya göre mümkün değilken mahkemece aksi yönde verilen kararın hatalı olduğunu beyan etmektedir. 15. Alacaklı T.Garanti Bankası AŞ vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili alacağının eksik hesaplandığını, borçluların kaynakları ile projede ödeneceği bildirilen tutar arasında orantısızlık olduğunu, müvekkil banka alacağı ödenmediği gibi nisapta ve tasdik kararında da müvekkil alacağının hiçbiri dikkate alınmaksızın karar verildiğini, konkordatonun amacının, tüm tarafların menfaatlerini ve enflasyonist ortamı gözetmek olmalıyken verilen tasdik kararını dengeyi gözetmek bir tarafa talep eden lehine zenginleşme niteliğinde olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun öngördüğü yargılama sistemine göre ilk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen tarafın temyiz hakkı bulunmamaktadır. İlk Derece Mahkemesi kararına karşı süresinde istinaf yoluna başvurmayan alacaklılar .... San. ve Tic. Ltd. Şti., ..... San. ve Tic. Ltd. Şti., ..... San. AŞ, ... San. ve Tic. AŞ, ... Tic. Ltd. Şti., ... San. Ltd. Şti. (Av. ...) vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz hakkı bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle; adı geçen alacaklılar vekillerinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekir. 2. Diğer temyiz eden alacaklıların temyiz itirazlarına gelince, a) Talep eden ... yönünden; konkordato isteminde bulunan her bir talep eden için ayrı konkordato ön projesi sunulmalı, İİK’nın 305. maddesinde konkordatonun tasdiki için aranan şartlar her bir talep eden için ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Somut olayda, talep eden gerçek kişinin talep eden şirketten ayrı bir ticari faaliyeti, ayrı bir konkordato projesi olmadığı oylanan konkordato projelerinin şirketin ekonomik geleceğine bağlı kılındığı anlaşılmaktadır. Ancak, bu husus konkordato kurumunu düzenleyen emredici hukuk kurallarına aykırı olduğundan konkordatoya tabi olan borçları için ayrı bir kaynağı, malvarlığı ve özgün projesi bulunmayan talep eden gerçek kişiler hakkında konkordato projesinin reddine karar verilmesi gerekirken tasdik kararı verilmesi doğru görülmemiştir. b) Talep eden şirket yönünden; i) Konkordato, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için başvurabileceği kendine özgü bir cebri icra kurumudur. Konkordatoda amaç, elinde olmayan nedenlerle işleri iyi gitmeyen, mali durumu bozulmuş olan ve borçlarını ödeyip faaliyetlerini devam ettirmek isteyen dürüst borçluyu koruyarak mali durumunun iyileşmesini sağlamak ve alacaklıların, borçlunun muhtemel bir iflasına nazaran daha fazla ölçüde alacaklarına kavuşma olanağı yaratmaktır. Konkordato ile alacaklılar, alacaklarının bir kısmından vazgeçerler ve/veya borçluya, ödeme konusunda belirli bir vade tanırlar. Borçlunun borcun belli bir yüzdesini ödemeyi taahhüt ettiği ve alacaklıların da kalan alacaklarından vazgeçtiği durumda tenzilat konkordatosu söz konusu olur. İçinde bulunduğu mali koşullara göre borçluya borçlarını belirli bir oran ve/veya vadeyle ödeme imkanı verilmesi hem borçlu bakımından ve hem de alacaklılar bakımından olumlu sonuçlar doğurur. Aksi halde bu durumdaki borçlunun iflas etmesi, faaliyetlerinin tümüyle sona ermesine ve alacaklıların alacaklarını büyük oranda tahsil edememelerine neden olacaktır. Konkordato vade verilmesi, tenzilat yapılması ve bu ikisinin birlikte istendiği karma konkordato şeklinde olabilir. İİK’nın 305/1-b maddesi uyarınca borçlunun teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile uyumlu olması gereklidir. Konkordato talebi ile birlikte mahkemelerce kanundan kaynaklanan birtakım tedbirler alınmakta ve bu tedbirler tasdik kararı verilmesine kadar devam etmektedir. Bu süreler kanun koyucu tarafından oldukça kısa tutulmuş olup kesin olarak da belirlenmiştir. Mahkemelerce tasdik kararı verilmesinden sonra uzun bir süre ödemesiz dönemin kabul ediliyor olması tedbirlerin bu süre kadar uzamasına sebep olacaktır ki böyle bir sonuç kanun koyucunun amacına uygun düşmez. Mahkemelerin projeye alacaklıların lehine müdahale etmesi mümkün iken, uzayan sürelere müdahale edilmemesi konkordatonun ruhuna aykırı düşecektir. Konkordato ucuz kredi ve finansman sağlama yolu olarak kullanılmamalıdır. ii) Bu bilgiler ışığında somut olayda hakkında projenin tasdiki kararı verilen talep eden şirketin varlıklarının borçlarını karşılama oranı %173,82 olup borca batık durumda değildir. Tasdik edilen proje ile davacı şirketin aylık %1 (yıllık %12) faiz ile anapara borçlarını konkordato tasdik kararının kesinleşmeden itibaren ilgili ve devam eden yıllarda 4 yıllık süre ve 4 eşit taksitle aralık aylarında ödemesine karar verilmiştir. Buna göre, talep edenin sunmuş olduğu proje çerçevesinde verilen konkordato tasdik kararı borçlu ve alacaklılar arasındaki menfaat dengesini bozacak mahiyettedir. Bu durumda mahkemece, konkordato talep eden şirketin borca batık olmaması, borçlarını karşılayabilecek mal varlığının mevcut olması, ülkemizdeki enflasyon oranı dikkate alınarak yüksek seyreden enflasyona rağmen alacaklıların zararına olacak şekilde aylık %1 faiz işletilmesi ve 4 yıl gibi uzun bir sürede ve her yıl bir taksit olmak üzere ödemenin kararlaştırılmış olması, öte yandan ödemelerin Dairemizin yerleşik içtihatlarının aksine karar tarihinden itibaren değil kesinleşmeden itibaren (ve aralık ayında) olması konkordato talep eden şirketin konkordatoyu ucuz kredi aracı olarak kullanması nedenleriyle talep eden şirketin konkordato tasdik talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile talebin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1- Alacaklılar ... San. ve Tic. Ltd. Şti., ..... San. ve Tic. Ltd. Şti., .... San. AŞ, ....San. ve Tic. AŞ, ... Tic. Ltd. Şti. Ve .... ve San. Ltd. Şti. (vekili Avukat ...) vekillerinin temyiz isteminin reddine, 2- Diğer temyiz eden alacaklılar yönünden temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcın istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,21.05.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.