Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/2274 E. 2025/3123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/2274
- Karar No
- 2025/3123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2237 E., 2025/1249 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. İcra Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/233 E., 2023/575 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı şikayetçi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ŞİKAYET Şikayetçi vekili dilekçesinde; borçlu ... ’ya ait taşınmazın satışı sonrasında 11.04.2022 tarihli sıra cetveli düzenlendiğini, sıra cetveline konu 1.369.372,49 TL’nin tamamının şikayet olunan bankaya verildiğini, müvekkilinin haciz sırasının 4. sıra olarak belirtildiğini, sıra cetvelinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, 1. sırada kabul edilen ... A.Ş.’nin takip dosyasından borçlu ... ’ya yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu, buna dayanak haciz vs. işlemlerin de geçersiz olduğunu, tebliğ mazbatasında muhatabın işe mi çarşıya mı gittiğinin belirtilmediğini, muhatabın bulunmama sebebinin ve tevziat saatlerinden sonra dönüp dönmeyeceğinin mazbataya dercedilmediğini, diğer yandan tebliğ memurunun imzasının mazbatada olmadığını bu durumun tek başına dahi tebligatı usulsüz ve geçersiz kıldığını ileri sürerek, şikayet olunan banka icra takibinin 1. sıradan çıkarılmasını, müvekkilinin sıra cetvelinde 3. sıraya alınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP Şikayet olunan vekili cevap dilekçesinde; şikayetçi haczinin süresinde satış talep etmemesi ve avans yatırmaması nedeniyle düştüğünü, işe mi yoksa çarşıya mı gittiği hususunun belirlenmemesi nedeniyle tebligatın geçersiz olduğunun ileri sürülmesinin aşırı şekilcilik olduğunu, işe veya çarşıya giden kişinin dağıtım saatlerinde adreste olmadığı ikamet adresine döneceğinin açık olduğunu, esasında şikayetçi takip dosyasında yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüz bulunduğunu savunarak, şikayetin reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçinin alacaklı olduğu ... . İcra Dairesinin 2018/13080 Esas sayılı dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmazın tapu kaydına 20.11.2018 tarihinde ihtiyati haciz, 08.07.2020 ve 05.07.2021 tarihlerinde icrai haciz konulduğu, şikayete konu sıra cetvelinin 11.04.2022 tarihinde düzenlendiği, sıra cetvelinin düzenlendiği tarihte davacının haczinin düşmemiş olduğu ve sıra cetvelinde kendisine pay ayrılması nedeniyle dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, ödeme emrinin tebliği; takibin kesinleşmesi, haciz hakkının doğup doğmadığı ve sonuç olarak satış bedelinin paylaştırılmasına dair sıra cetvelinin düzenlenmesiyle doğrudan ilgili olduğundan, şikayetçi alacaklının tebligatın yasaya uygun yapılmadığını, yani usulsüzlüğünü ileri sürerek, sıra cetveline itirazının mümkün olduğu, somut olayda, şikayete konu edilen ödeme emri tebligatında muhatabın adreste bulunmama sebebinin belirtildiği, yine tebliğ yapılan ... 'nın muhatabın eşi olduğu ve aynı konutta birlikte ikamet ettikleri belirtilerek imzasının alındığı, her ne kadar tebliğ mazbatasında tebliğ memurunun imzası bulunmamakta ise de, tebliğ mazbatasında karışıklığa yer vermeyecek şekilde tebliğ memurunun isminin ve sicilinin yer aldığı, tebligat mazbatasındaki tebliğ memurunun imza eksikliğinin sonradan tamamlanabilecek nitelikte olduğu dolayısıyla yapılan tebliğ işleminin usul ve yasaya uygun olduğu, usulüne uygun olarak yapılan tebliğ işlemi ve tebliğ tarihine göre ... . İcra Dairesinin 2019/5179 Esas dosyasına sıra cetvelinde birinci sırada yer verilmesinde ve bu dosyaya pay ayrılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kendisine tebliğ yapılacak şahsın adreste bulunmadığı tespit edilerek mazbataya yazılmış olmakla, aynı konutta birlikte sürekli ikamet eden ehil eşi imzasına yapılan tebligatta yasaya uymayan bir yön bulunmadığı, yine şikayet konusu tebliğ mazbatasının incelenmesinde muhatabın eşi ...'nın imzası ile birlikte tebliğ tarihi olan 22 Nisan 2019 tarihinin üzerinde tebliğ memurunun paraf şeklinde atılmış imzasının bulunduğu, yine tebliğ memurunun adı soyadı ve sicil numarası belirtilerek hiçbir karışıklığa neden olmayacak şekilde tebliğ işleminin yapıldığı dikkate alındığında, şikayet edilen icra dosyasında borçlu adına yapılan ödeme emri tebliğ işleminin usulüne uygun olarak yapıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Şikayetçi vekili temyiz dilekçesinde;
a. Şikayet olunan bankanın takip dosyasında borçluya gönderilen ödeme emri tebliğinin ve buna dayanak haciz vs. işlemlerin geçersiz olduğunu,
b. Tebliğ mazbatasında muhatabın işe mi çarşıya mı gittiğinin belirlenmediğini, tevizat saatinden sonra adresine dönüp dönmeyeceğinin dönecekse ne zaman döneceğinin tevsik edilmediğini, c. Tebliğ evrakında bulunması zorunlu olduğu halde tebliğ eden memurun imzasının evrakta bulunmadığını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sıra cetveline şikayet istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup şikayetçi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Şikayetçiden alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.